Bolivya'da 300 kiloluk kokain davasına dakikalar kala sokak ortasında infaz edilen Nihat Dindar'ın ölümüyle ilgili sır perdesi aralandı. 'Pitbull' lakaplı Dindar'ın, 2020 yılında Türkiye'ye iade edileceği sırada suikasta kurban gittiği öğrenildi. Olayla ilgili yeni detaylara ulaşan Sabah gazetesi, Dindar'ın kara kutusunun çözüldüğünü ve infazın arkasında çıkan 'Pitbull' isminin şok etkisi yarattığını duyurdu.
Kanlı infazın perde arkası
Nihat Dindar, Bolivya'nın Santa Cruz kentinde görülen 300 kiloluk kokain davasına katılmak üzere mahkemeye giderken, henüz mahkeme salonuna adımını atmadan silahlı saldırıya uğradı. Olay yerinde hayatını kaybeden Dindar'ın, uyuşturucu baronları arasındaki hesaplaşmanın kurbanı olduğu iddia edildi. Sabah'ın haberine göre, Dindar'ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir delil ele geçirildi: Dindar'ın gizlice kaydettiği ses kayıtları ve yazışmalar. Bu kayıtlarda, Dindar'ın kendisine 'Pitbull' diyen bir isimle yaşadığı anlaşmazlık ve tehditler yer alıyor.
Kara kutu olarak nitelendirilen bu deliller, Dindar'ın 2020 yılında Türkiye'ye iade edileceği sırada ortaya çıktı. Dindar'ın avukatı aracılığıyla Türkiye'ye iade talebinde bulunduğu, ancak bu talebin Bolivya makamlarınca askıya alındığı belirtiliyor. İade sürecinin uzaması üzerine Dindar'ın, kendisini ölümle tehdit eden kişiler olduğunu savcılığa bildirdiği öğrenildi. Ne var ki gerekli koruma sağlanmadan Dindar infaz edildi.
'Pitbull' kim?
Ortaya çıkan kara kutuda, Dindar'ın 'Pitbull' olarak hitap ettiği kişinin, uluslararası uyuşturucu ağının önemli bir ismi olduğu ve Türkiye ile Bolivya arasında mekik dokuduğu ifade ediliyor. Savcılık kayıtlarına göre, 'Pitbull' lakaplı şahsın, Dindar'a ait 300 kiloluk kokain sevkiyatını ele geçirmeye çalıştığı ve bu nedenle aralarında kanlı bir rekabet başladığı belirtiliyor. Dindar'ın, 'Pitbull' ile yaptığı son görüşmede kendisini uyardığı ve 'Beni öldürürseniz her şeyi açıklarım' dediği iddia ediliyor. Bu tehditten kısa süre sonra Dindar'ın infaz edilmesi, şüpheleri 'Pitbull' üzerine yoğunlaştırdı.
Bolivya polisi, 'Pitbull' lakaplı şahsın kimliğini tespit etmek için Interpol ile temasa geçti. Ancak şahsın sahte kimlikler kullandığı ve sık sık ülke değiştirdiği için yakalanmasının zor olduğu belirtiliyor. Türkiye'deki güvenlik birimleri de konuyla ilgili çalışma başlattı. Dindar'ın ailesi, Nihat Dindar'ın ölümünden sorumlu olanların bir an önce yakalanmasını talep ediyor.
Dindar'ın iade süreci ve uluslararası bağlantılar
Nihat Dindar, 2019 yılında Bolivya'da düzenlenen bir operasyonda 300 kilogram kokainle yakalanmıştı. Tutuklanmasının ardından Türkiye'ye iade edilmek istendiği, ancak Bolivya yargısının süreci yavaşlattığı biliniyor. Dindar'ın avukatları, müvekkillerinin Türkiye'de yargılanmak istediğini ve iade edilmesi halinde daha adil bir yargılama olacağını savunuyordu. Ancak bu talepler sonuçsuz kaldı. Dindar, yaklaşık 10 aydır Bolivya'da tutuklu bulunuyordu ve davasına çıkmak üzereyken infaz edildi.
Sabah'ın ulaştığı kara kutu kayıtları, Dindar'ın Türkiye'deki bazı iş insanlarıyla da bağlantılı olduğunu gösteriyor. Dindar'ın, uyuşturucu parasını aklamak için Türkiye'deki çeşitli şirketlere yatırım yaptığı öne sürülüyor. Kayıtlarda, Dindar'ın 'Pitbull'a 'Türkiye'deki ortaklarım seni bulur' dediği duyuluyor. Bu ifade, olayın Türkiye ayağının da olduğunu ve geniş bir soruşturma gerektirdiğini ortaya koyuyor.
Olayın yankıları ve son durum
Nihat Dindar'ın ölümü, Bolivya'da da geniş yankı uyandırdı. Bolivya basını, olayı 'uyuşturucu savaşlarının son perdesi' olarak nitelendirdi. Santa Cruz kentinde artan suç oranları ve uyuşturucu baronları arasındaki çatışmalar, halk arasında endişe yaratıyor. Bolivya hükümeti, olayın aydınlatılması için özel bir ekip kurduğunu açıkladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak diplomatik kaynaklar, Dindar'ın ailesine konsolosluk desteği sağlandığını belirtiyor.
Dindar'ın avukatı, Sabah'a yaptığı açıklamada, 'Nihat Dindar, iade edilmemesi için sistematik bir şekilde engellendi. Eğer Türkiye'ye iade edilseydi belki de hayatta olacaktı. Şimdi adalet istiyoruz' dedi. Avukat, kara kutudaki kayıtların savcılığa teslim edildiğini ve soruşturmanın derinleştirileceğini sözlerine ekledi.
Bağımsız değerlendirme
Nihat Dindar'ın ölümü, uluslararası uyuşturucu ticaretinin ne kadar acımasız ve karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 'Pitbull' gibi lakaplarla anılan isimlerin gölgede kalması, soruşturmanın seyrini zorlaştırıyor. Türkiye'nin iade taleplerinin sonuçsuz kalması, vatandaşlarının yurt dışında güvenliğini sağlama konusunda ne kadar etkili olduğunu tartışmaya açıyor. Dindar'ın suçlu olup olmadığı yargı önünde belirlenmeliydi; sokak ortasında infaz edilmesi ise hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmıyor. Bu olay, uyuşturucuyla mücadelede uluslararası işbirliğinin ve adli süreçlerin güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Aksi halde benzer infazlar kaçınılmaz hale gelebilir.