İran basınına göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran'ın Lübnan'da ateşkesin denetlenmesi için yeni bir mekanizma kurulması konusunda anlaşmaya varması üzerine panik halinde. Tahran merkezli gazeteler, Netanyahu'nun bu gelişmeyi İsrail'in bölgedeki etkisini zayıflatacak bir adım olarak gördüğünü ve acil toplantılar düzenlediğini öne sürüyor. Haberde ayrıca İran Dışişleri Bakanlığı'nın yeni mekanizmayı 'bölgesel barış için önemli bir kazanım' olarak nitelendirdiği belirtiliyor.
Lübnan'da ateşkesin denetimi yeni bir dönemi mi başlatıyor?
ABD ve İran arasında varılan mutabakat, Lübnan'da ateşkesin ihlallerini izlemek ve raporlamak üzere ortak bir komite kurulmasını öngörüyor. Bu komitede her iki ülkenin askeri temsilcilerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) yetkililerinin de yer alması planlanıyor. İran basını, bu mekanizmanın İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarını sınırlayacağını ve Hizbullah'ın güneydeki varlığını meşrulaştıracağını iddia ediyor. Netanyahu ise bu gelişmeyi 'ulusal güvenliğe doğrudan tehdit' olarak değerlendirdiği için kriz masası oluşturdu.
Netanyahu'nun endişeleri neler?
İsrail basınına yansıyan bilgilere göre Netanyahu, ABD-İran mutabakatının İsrail'in 'istisnai statüsünü' zedeleyeceğine inanıyor. Özellikle ateşkes denetim mekanizmasında İran'ın söz sahibi olması, Netanyahu'yu diplomatik açıdan zor durumda bıraktı. İsrail Başbakanı, ABD Başkanı Joe Biden'a bu konuda duyduğu rahatsızlığı iletti ancak Washington yönetiminin İran ile diyaloğu sürdürme konusunda kararlı olduğu biliniyor. Aynı zamanda İsrail'deki aşırı sağcı koalisyon ortakları, Netanyahu'ya Lübnan'a yönelik sert bir askeri yanıt verilmesi yönünde baskı yapıyor.
Bölgesel yansımalar
Analistler, bu ateşkes mekanizmasının Orta Doğu'daki güç dengelerini değiştirebileceğini belirtiyor. İran'ın denetim sürecine dahil olması, Tahran yönetiminin Lübnan'daki nüfuzunu artıracak bir argüman olarak değerlendiriliyor. Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, ABD-İran mutabakatını 'istikrar için olumlu bir adım' olarak selamladı. İsrail ise bu gelişmeye karşı kendi savunma hatlarını güçlendirme ve diplomatik temaslarını yoğunlaştırma kararı aldı.
Sonuç olarak, İran basınında çıkan bu iddialar Netanyahu hükümetinin iç siyasette olduğu kadar bölgesel anlamda da sıkıştığını gösteriyor. Ateşkes denetim mekanizmasının ne ölçüde uygulanacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Bağımsız bir bakışla, bu tür mekanizmaların geçici bir çözüm olduğu ve asıl ihtiyacın kalıcı barış anlaşması olduğu unutulmamalıdır.