İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde meydana gelen ve 4 Filistinli ile 2 İsraillinin hayatını kaybettiği arbedenin ardından, Filistin toprakları üzerine kurulan kaçak Yahudi yerleşim birimlerinin tanınması ve yenilerinin kurulması sürecinin hızlandırılması talimatını verdi. Bu karar, bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden olurken, uluslararası toplumdan tepki çekiyor.
Olayın perde arkası
Netanyahu’nun talimatı, Batı Şeria’nın kuzeyindeki bir kontrol noktasında Filistinli silahlı bir kişinin İsrailli güvenlik güçlerine ateş açması sonucu 2 İsraillinin ölmesi, ardından İsrail ordusunun düzenlediği operasyonda 4 Filistinlinin öldürülmesiyle tırmandı. Olayın ardından İsrail hükümeti, mevcut yerleşim birimlerine ek olarak yeni yerleşim yerlerinin kurulması için bürokratik engellerin kaldırılması ve tanınma sürecinin hızlandırılmasını kararlaştırdı.
Bölge ve uluslararası tepkiler
Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimleri, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor ve birçok ülke ile Birleşmiş Milletler tarafından kınanıyor. Netanyahu’nun bu hamlesi, özellikle ABD ve Avrupa Birliği tarafından eleştirilirken, Filistin yönetimi kararı “savaş suçu” olarak nitelendirdi. İsrail’deki muhalefet partileri ise Netanyahu’yu güvenlik politikalarında başarısız olmakla suçluyor. Öte yandan, Netanyahu’nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı ortakları kararı memnuniyetle karşılayarak daha fazla yerleşim çağrısı yaptı.
İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da yaklaşık 500 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor. Uluslararası Kızılhaç ve insan hakları örgütleri, yerleşimlerin Filistinlilerin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini ve iki devletli çözümün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtiyor. Netanyahu’nun bu adımı, barış sürecini tamamen rafa kaldırdığı yönünde yorumlanıyor.