İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan basınına yaptığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump ile İran konusunda bazı taktiksel farklılıklar yaşadıklarını ancak stratejik ittifakın sarsılmadığını söyledi. Wall Street Journal’a konuşan Netanyahu, İran’ın nükleer programına yönelik yaklaşımda Washington ile Tel Aviv arasında geçici ayrışmalar olabileceğini belirtti. Açıklama, son haftalarda iki lider arasında İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yaptırımlar konusunda artan gerilime ilişkin spekülasyonları yanıtlar nitelikte.
Netanyahu: 'Trump harika bir müttefik, ama her konuda aynı fikirde değiliz'
Netanyahu, röportajda Trump’ı “İsrail’in en büyük dostu” olarak nitelendirirken, “Ancak iki egemen ülke arasında zaman zaman farklı bakış açıları olması doğaldır. İran konusunda da bazı taktiksel konularda ayrılıyoruz” dedi. İsrail Başbakanı, Trump yönetiminin İran’a uyguladığı maksimum baskı politikasını desteklediklerini ancak Tahran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için daha sert adımlar atılması gerektiğini savundu. Özellikle İran’ın %60’a kadar uranyum zenginleştirmesine karşı uluslararası toplumun daha kararlı olması gerektiğini vurguladı.
ABD-İsrail ilişkilerinde inişli çıkışlı dönem
Netanyahu ile Trump arasındaki ilişki, ilk dönemde oldukça sıcak başlamıştı. Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması, Golan Tepeleri’nde İsrail egemenliğini onaylaması ve İran nükleer anlaşmasından çekilmesi Netanyahu tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Ancak son dönemde Trump’ın İran’a yönelik yeni bir müzakere süreci sinyali vermesi ve Afganistan’dan çekilme kararı Tel Aviv’de rahatsızlık yaratmıştı. Netanyahu, “İran’ın nükleer silah üretmesine asla izin veremeyiz. Bu sadece İsrail için değil, tüm dünya için bir kırmızı çizgidir” dedi.
Diplomatik kaynaklara göre Netanyahu, yakın zamanda Washington’a bir ziyaret planlıyor ve bu ziyarette İran dosyasını yeniden masaya yatırmayı hedefliyor. İsrail istihbaratı, İran’ın nükleer bombaya ulaşmasına 18-24 ay kaldığını tahmin ediyor. Bu süreçte Trump yönetiminin yaptırımları hafifletme niyeti olmadığını açıklamasına rağmen Netanyahu, daha fazla yaptırım ve askeri seçeneklerin masada tutulmasını istiyor.
Uzmanlar, iki lider arasındaki bu taktiksel farklılığın ittifakı temelden sarsmayacağı görüşünde. Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Dr. Avi Jaffe, “Netanyahu’nun kamuoyunda Trump’la arasını açık göstermemeye özen gösterdiği açık. Ancak İran konusunda Tel Aviv’in endişeleri Washington’da dikkate alınacaktır” değerlendirmesini yaptı.
İran cephesinden tepki gecikmedi
Netanyahu’nun açıklamalarının ardından İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Said Hatibzade, “İsrail’in İran karşıtı söylemleri yeni değil. Bu açıklamalar bölgedeki istikrarsızlığı körüklüyor” dedi. Tahran, nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu yineledi. Ancak Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun son raporları, İran’ın stokladığı yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum miktarının arttığını gösteriyor.
Öte yandan, İsrail’in kuzey sınırında Hizbullah’ın faaliyetleri ve Suriye’de İran güçlerinin varlığı da Netanyahu’nun endişelerini artırıyor. Geçtiğimiz haftalarda İsrail, Suriye’de İran hedeflerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Netanyahu, “Kendimizi savunma hakkımızı saklı tutuyoruz. Hiçbir kırmızı çizgiyi aşmalarına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Sonuç: Stratejik ortaklık devam ediyor, ancak tansiyon yüksek
Netanyahu’nun Trump’la arasını düzeltme çabası, İsrail’in güvenlik çıkarları açısından kritik önem taşıyor. Her ne kadar iki lider arasında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşansa da, ABD’nin İsrail’e verdiği askeri ve diplomatik destek sürecek gibi görünüyor. Ancak İran’ın nükleer programındaki ilerleme, bu ortaklığı test etmeye devam ediyor. Bölgedeki gelişmeler, önümüzdeki aylarda Trump-Netanyahu ilişkisinin seyrini belirleyecek ana etken olacak.