İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçim öncesi anketlerde rakibinin gerisinde kalan Başbakan Binyamin Netanyahu, seçim kampanyasında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sert söylemlerle gündeme geliyor. Netanyahu, katıldığı canlı yayında Erdoğan'ı 'düşman' olarak nitelendirdi ve 'Türkiye'yi vurmakla' tehdit etti. Bu açıklamalar, iki ülke arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da tırmandırdı.
Netanyahu'nun Seçim Stratejisi: Türkiye Düşmanlığı
Son seçim anketlerine göre, Netanyahu'nun partisi Likud, merkez solda yer alan Birleşik Arap Listesi'nin desteğini alan muhalefet ittifakının gerisinde bulunuyor. Bu durum, uzun süredir iktidarda olan Netanyahu'yu zor durumda bırakıyor. Seçim kampanyasında popülist söylemlere yönelen Netanyahu, geleneksel olarak oy tabanını harekete geçirmek için güvenlik temalı sert açıklamalar kullanıyor. Bu kez hedefinde Türkiye var.
Netanyahu, özel bir televizyon kanalında katıldığı programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alarak, 'Erdoğan'ın açıkça düşman olduğunu' ileri sürdü. Ardından da 'Türkiye'nin Orta Doğu'daki istikrarsızlıkta rolü olduğunu' iddia etti. İsrail Başbakanı, 'Gerektiğinde Türkiye'ye karşı da operasyon yapabileceklerini' ima ederek, 'Bu işi bitireceğiz' ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, bölgede yeni bir gerginlik dalgası yaratırken, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı buldu.
Türkiye'den Sert Tepki
Türkiye'den yapılan açıklamalarda, Netanyahu'nun sözlerinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Netanyahu'nun 'seçim hezeyanı' içinde olduğunu belirterek, 'Türkiye'nin gücünün ve kararlılığının farkında olmayan bu tür açıklamalar ancak hayal dünyasında karşılık bulur' dedi. Dışişleri Bakanlığı da yazılı bir açıklama yaparak, Netanyahu'nun 'saldırgan tutumunun bölgesel barışa zarar verdiğini' bildirdi. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını sonuna kadar kullanacağı ifade edildi.
Uzmanlar, Netanyahu'nun bu söylemlerinin seçim kaygısından kaynaklandığını belirtiyor. Tel Aviv merkezli siyaset analisti Yossi Cohen, 'Netanyahu, seçim öncesinde sağ tabanını konsolide etmek ve dikkatleri yolsuzluk davalarından uzaklaştırmak için dış düşman yaratmaya çalışıyor' yorumunu yaptı. Cohen, 'Anketlerdeki gerileme ve koronavirüs salgını yönetimine yönelik eleştiriler, onu daha agresif bir söyleme itiyor' dedi.
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, özellikle Gazze'deki çatışmalar ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı konusunda uzun süredir gergin. Netanyahu'nun bu söylemleri, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi daha da tırmandırabilir. Ancak hem Ankara hem de Tel Aviv, ekonomik ve istihbari alanlarda belirli bir düzeyde iş birliğini sürdürüyor.
Netanyahu'nun bu çıkışının seçim sonuçlarını ne ölçüde etkileyeceği merak konusu. Ancak İsrail'deki seçim yarışı, Netanyahu'nun son yıllarda karşılaştığı en zorlu süreçlerden biri olarak değerlendiriliyor. Pazar günü yapılacak seçim öncesinde, tarafların son anketleri, muhalefetin önde olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, Netanyahu'nun son günlerde daha agresif bir tutum benimsemesi bekleniyor.
Bölgesel dengeler ve uluslararası toplumun tepkisi, bu süreçte belirleyici olacak. Türkiye'nin itidalli fakat kararlı duruşu, İsrail'deki seçim atmosferini etkileyebilir. Taraflar arasındaki söylem savaşı, iki ülke arasında daha önce birçok kez yaşanan krizlere yeni bir halka ekliyor. Orta Doğu'nun bu iki önemli gücü arasındaki gerilim, tüm bölgeyi etkileme potansiyeli taşıyor.
Seçimlere sayılı günler kala Netanyahu'nun Türkiye'yi tehdit etmesi, iç politikada desteğini artırma çabası olsa da, bölgede yeni bir istikrarsızlık sarmalının habercisi olabilir. İsrail ve Türkiye'nin çıkarları, birçok noktada kesişiyor; ancak mevcut söylemler, bu çıkarların gölgede kalmasına neden oluyor. Önümüzdeki günlerde, her iki ülkenin de atacağı adımlar, sadece ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'nun geleceğini de şekillendirecek.