İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'a, İsrail'in ABD ile İran arasında varılması muhtemel bir mutabakata bağlı olmayacağını ilettiği iddia edildi. Kudüs'ten gelen haberlere göre Netanyahu, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine ilişkin herhangi bir anlaşmanın İsrail'in güvenlik çıkarlarını tehlikeye atması halinde bağımsız hareket edeceklerini Trump'a bildirdi. Görüşmenin, ABD-İran müzakerelerinin hız kazandığı bir dönemde gerçekleştiği belirtiliyor.
Netanyahu'nun çekinceleri
İsrail basınında yer alan haberlere göre Netanyahu, Trump'la yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemeye yönelik herhangi bir anlaşmanın yeterince kapsamlı olmaması halinde İsrail'in kendini savunma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Özellikle İran'ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlerin İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Netanyahu, bu konularda taviz verilmesine karşı olduklarını ifade etti.
İsrail Başbakanı, daha önce de ABD'nin İran'la yaptığı 2015 nükleer anlaşmasına şiddetle karşı çıkmış ve anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetlerini tamamen durdurmadığı gerekçesiyle eleştirmişti. O dönemde Netanyahu, ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmayla anlaşmayı engellemeye çalışmıştı.
ABD-İran müzakereleri ve İsrail'in rolü
ABD Başkanı Trump'ın, göreve geldikten sonra İran'la yeniden müzakerelere başlama sinyali verdiği biliniyor. Ancak bu süreçte İsrail'in endişelerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunan Netanyahu, İsrail'in güvenlik çıkarlarının korunması için doğrudan müzakerelerde söz sahibi olmayı hedefliyor. İsrail'in, ABD-İran müzakerelerinde danışman rolü oynamak istediği ancak Trump yönetiminin bu konuda net bir pozisyon almadığı belirtiliyor.
İran ise İsrail'in kendisine yönelik tehditlerine karşılık olarak, nükleer programını daha da ilerletebileceği uyarısında bulunuyor. Tahran yönetimi, İsrail'in bölgedeki saldırıları ve gizli operasyonlarına karşı misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu vurguluyor. İki ülke arasındaki gerilim, son yıllarda siber saldırılar ve suikastlar gibi noktasal operasyonlarla kendini gösterirken, bu durum bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
Bağımsız değerlendirme
Netanyahu'nun Trump'a yönelik bu çıkışı, İsrail'in bağımsız bir aktör olarak hareket etme iradesini ve İran konusundaki kırmızı çizgilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak ABD'nin İran'la bir anlaşmaya varması halinde İsrail'in bu anlaşmayı sabote etme girişimleri, iki ülke arasındaki stratejik ittifakı zorlayabilir. Tel Aviv yönetiminin, Washington'un İran politikasını doğrudan etkileyemese de, güvenlik kaygılarını sürekli gündemde tutarak en azından kendi hareket alanını genişletmeye çalıştığı görülüyor.