İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'a gitmek için rotasını belirlemekte zorlanıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından Gazze Şeridi'nde işlediği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle hakkında tutuklama emri bulunan Netanyahu'nun, hava sahasını kullanacağı ülkelerin tutuklama riski nedeniyle alternatif güzergahlar aradığı öne sürüldü.
Tutuklama emri ve diplomatik kısıtlamalar
UCM, 2024 yılında Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında, Gazze'deki askeri operasyonlarda sivillere yönelik saldırılar ve insani yardımın engellenmesi gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı. İsrail, UCM'nin yargı yetkisini tanımadığını açıklasa da, Roma Statüsü'nü imzalayan 124 ülke teorik olarak emri uygulamakla yükümlü. Bu durum, Netanyahu'nun uluslararası seyahatlerini ciddi şekilde kısıtlıyor. Avrupa ülkelerinin çoğu, tutuklama emri nedeniyle Netanyahu'nun topraklarına girmesi halinde gözaltına alınabileceğini belirtmişti.
İsrail basınına göre, Netanyahu'nun ekibi New York'a ulaşmak için çeşitli rotalar üzerinde çalışıyor. Atlantik Okyanusu'nu doğrudan aşan uçuşların yanı sıra, Kanada veya Meksika üzerinden dolaylı güzergahlar da değerlendiriliyor. Ancak bu ülkelerin de UCM üyesi olması, benzer riskleri beraberinde getiriyor. Netanyahu'nun özel uçağıyla ilgili yakıt ikmali için ara durak yapması gerekebileceği, bu durakların bile sorun teşkil ettiği ifade ediliyor.
BM Genel Kurulu'ndaki konuşma ve beklentiler
Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'nda 27 Eylül'de yapması planlanan konuşmada, İran'ın nükleer programı ve bölgesel tehditler konusuna odaklanması bekleniyor. İsrail heyeti, konuşmanın içeriği ve zamanlaması konusunda henüz net bir açıklama yapmadı. Öte yandan, Netanyahu'nun New York'ta bazı liderlerle ikili görüşmeler yapabileceği, ancak tutuklama emri nedeniyle programının belirsiz olduğu belirtiliyor.
BM Genel Kurulu haftası boyunca dünya liderlerinin New York'ta bir araya gelmesi planlanıyor. Ancak Netanyahu'nun katılımı, hem İsrail iç siyasetinde hem de uluslararası arenada tartışma yaratmış durumda. İsrail muhalefeti, Başbakan'ın yurtdışı seyahatlerinin ülke itibarını zedelediğini savunuyor. Hükümet yetkilileri ise Netanyahu'nun BM kürsüsünden İsrail'in pozisyonunu savunacağını vurguluyor.
Rota bilmecesi ve olası senaryolar
Uzmanlar, Netanyahu'nun New York'a gitmek için en güvenli rotayı seçmek zorunda olduğunu belirtiyor. Doğrudan Tel Aviv-New York uçuşu normalde yaklaşık 11 saat sürüyor ve genellikle Avrupa hava sahasını kullanıyor. Ancak UCM üyesi Avrupa ülkeleri üzerinden geçiş, tutuklama riski nedeniyle mümkün görünmüyor. Bu nedenle, Atlas Okyanusu üzerinden doğrudan bir uçuş veya Afrika kıtası üzerinden uzun bir güzergah alternatif olarak öne çıkıyor. Ancak Afrika ülkelerinin de büyük çoğunluğu UCM üyesi.
İsrail'in ABD ile ilişkileri, Netanyahu'nun seyahat özgürlüğü açısından kritik önemde. ABD, UCM'ye taraf olmadığı için Netanyahu'nun New York'a inmesi durumunda tutuklanma riski bulunmuyor. Ancak ABD hava sahasına girmeden önceki transit geçişler sorun olabilir. Kanada ve Meksika gibi ülkeler UCM üyesi olduğundan, bu ülkelerin hava sahalarını kullanmak riskli. Bu nedenle Netanyahu'nun Atlas Okyanusu üzerinden doğrudan bir uçuş yapması veya Grönland-İzlanda gibi seyrek nüfuslu bölgelerden geçmesi değerlendiriliyor. İzlanda UCM üyesi olsa da, hava sahası geçişlerinde tutuklama genellikle söz konusu olmuyor; ancak iniş yapılması durumunda risk artıyor.
UCM kararının yansımaları
UCM'nin tutuklama emri, İsrail'in uluslararası alandaki izolasyonunu derinleştirmiş durumda. Birçok ülke, Netanyahu ile resmi temaslardan kaçınıyor. Bu durum, İsrail'in diplomatik manevra alanını daraltıyor. Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'na katılması halinde, bazı ülkelerin salonu terk etmesi veya protesto girişimleri bekleniyor. Geçmişte benzer durumlarda, UCM tarafından aranan liderlerin BM etkinliklerine katılması tartışmalara yol açmıştı.
Öte yandan, İsrail iç basınında çıkan haberlere göre, Netanyahu'nun seyahat planı henüz kesinleşmedi. Başbakanlık Ofisi, konuyla ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Uzmanlar, Netanyahu'nun son anda video konferans yoluyla katılma seçeneğini de değerlendirebileceğini belirtiyor. Ancak Netanyahu'nun yüz yüze diplomasiye önem verdiği biliniyor.
Sonuç olarak, Netanyahu'nun New York yolculuğu, sadece lojistik bir mesele değil, aynı zamanda İsrail'in uluslararası hukukla olan çatışmasının somut bir yansıması. Tutuklama emri, İsrail liderinin hareket kabiliyetini kısıtlarken, BM Genel Kurulu'ndaki varlığı da bu gerilimi daha da görünür kılacak. Netanyahu'nun hangi rotayı seçerse seçsin, bu seyahat İsrail'in diplomatik yalnızlığını gözler önüne serecek.