İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 'seçim öncesi saldırı' uyarısının üzerinden henüz 24 saat geçmemişti ki, Dubai-Tel Aviv seferini yapan bir yolcu uçağında yaşanan 'kaçırma krizi' Suudi Arabistan'a acil inişle sonuçlandı. Olay, İsrail hükümeti tarafından '11 Eylül benzeri terör girişimi' olarak nitelendirilirken, muhalefet lideri olayın siyasi bir tiyatro olduğunu öne sürdü. Uçaktaki 200'den fazla yolcu tahliye edildi, saldırı girişiminde bulunan kişi gözaltına alındı.
Uçuşta Kriz Anları
Dubai'den Tel Aviv'e gitmek üzere havalanan uçak, kalkışından kısa süre sonra bir yolcunun kokpite girmeye çalışmasıyla sarsıldı. Kabin ekibi ve yolcuların müdahalesiyle etkisiz hale getirilen saldırganın üzerinde patlayıcı düzenek bulunduğu iddia edildi. Pilot, durumu derhal kontrol kulesine bildirerek acil iniş talebinde bulundu. Suudi Arabistan yetkilileri, uçağın Cidde Havalimanı'na iniş yapmasına izin verdi. Olayda yaralanan olmazken, saldırgan Suudi güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.
İsrail Hükümetinden Açıklama
İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, olayın bir terör saldırısı olduğu ve Netanyahu'nun daha önce yaptığı uyarının ne kadar haklı olduğunu gösterdiği belirtildi. Açıklamada, 'Bu olay, İsrail'in karşı karşıya olduğu tehdidin boyutunu gözler önüne sermiştir. Hükümetimiz, vatandaşlarının güvenliği için her türlü önlemi almaya devam edecektir' denildi. Netanyahu'nun olayın ardından güvenlik yetkilileriyle acil toplantı yaptığı öğrenildi.
Muhalefetten Sert Eleştiri
Muhalefet lideri Yair Lapid, olayın seçim öncesi bir provokasyon olduğunu savundu. Lapid, 'Netanyahu, seçim öncesi krizi arıyordu ve bunu BAE uçağında buldu. Ancak bu tür olaylar İsrail'in güvenliğini tehlikeye atar. Gerçek bir terör saldırısı olsaydı, sonuçları çok daha ağır olabilirdi' ifadelerini kullandı. Lapid ayrıca, hükümetin olayı abartarak siyasi çıkar sağlamaya çalıştığını iddia etti.
Suudi Arabistan ve BAE'den İlk Tepkiler
Suudi Arabistan, uçağın acil iniş talebini kabul ederek insani bir adım attı. Suudi yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve saldırganın kimliğinin belirlenmeye çalışıldığını açıkladı. BAE ise, uçuş güvenliğiyle ilgili endişelerini dile getirerek, olayın aydınlatılması için İsrail ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Dubai Havalimanı yetkilileri, uçağın kalkış öncesi tüm güvenlik kontrollerinden geçtiğini belirtti.
Seçim Öncesi Gerilim ve Arka Plan
İsrail, 23 Mart'ta yapılacak genel seçimlere hazırlanırken, Netanyahu'nun yaptığı 'seçim öncesi saldırı' uyarısı zaten gerginliği artırmıştı. Netanyahu, bir gün önce yaptığı konuşmada, 'İran ve vekilleri, seçim öncesi İsrail'e saldırmak için fırsat kolluyor' demişti. Bu uyarının hemen ardından yaşanan uçak krizi, akıllara 'acaba bir provokasyon mu?' sorusunu getirdi. İsrail basını, olayın seçim sonuçlarını etkileyebileceğini yazdı.
Terör Uzmanlarından Farklı Yorumlar
Güvenlik uzmanları, olayın gerçek bir terör girişimi olup olmadığı konusunda bölünmüş durumda. Bazı uzmanlar, saldırganın üzerinde patlayıcı bulunmasının ciddi bir tehdit olduğunu belirtirken, bazıları olayın zamanlamasına dikkat çekerek şüphelerini dile getirdi. Eski bir İsrail istihbarat yetkilisi, 'Bu tür olaylar genellikle aylarca süren istihbarat çalışması gerektirir. Bu kadar kısa sürede bu tür bir saldırı organize edilemez' dedi.
Uluslararası Toplumun Tepkisi
ABD Dışişleri Bakanlığı, olayı yakından takip ettiklerini ve İsrail'in güvenlik endişelerini anladıklarını açıkladı. Avrupa Birliği ise, taraflara itidal çağrısı yaparak, olayın uluslararası havacılık güvenliği açısından ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. BM Genel Sekreteri, olayla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi.
Yaşanan bu kriz, İsrail'in seçim öncesi ne kadar kırılgan bir dönemden geçtiğini gösteriyor. Netanyahu'nun 'kriz arayışı' olarak yorumlanan açıklamaları ve ardından gelen olay, ülke içinde siyasi tansiyonu daha da artırabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, gerçek bir terör saldırısı olsun ya da olmasın, sivil havacılık güvenliği her şeyin üstünde tutulmalıdır. Bu olay, bölgede istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu.