ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen Gazze ateşkes müzakereleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açık muhalefetiyle çıkmaza girdi. Netanyahu, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılması sağlanana kadar İsrail ordusunun Gazze'den çekilmeyeceğini belirterek, Washington yönetiminin hazırladığı barış planını reddetti. Bu gelişme, bölgede tırmanan gerginliğin ortasında ateşkes umutlarını neredeyse yok etti.
Netanyahu'nun Duruşu ve ABD'nin Tepkisi
Netanyahu, dün gece yaptığı açıklamada, "Hamas'ın askeri kapasitesini ortadan kaldırmadan ateşkes imzalamak, aynı hatanın tekrarı olur. İsrail halkının güvenliği için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın bölgeyi ziyaret ederek taraflara planı kabul etmeleri yönünde baskı yapmasının ardından geldi. Beyaz Saray'dan yapılan basın açıklamasında, Netanyahu'nun tutumunun "hayal kırıklığı" yarattığı belirtildi ve müzakerelerin devam etmesi çağrısında bulunuldu.
İsrail Başbakanı'nın bu çıkışı, koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı ortaklar tarafından desteklenirken, muhalefet partileri ve bazı güvenlik yetkilileri, bu tutumun İsrail'in uluslararası itibarına zarar verdiğini ve rehinelerin kurtarılmasını zorlaştırdığını dile getiriyor. Özellikle, Hamas'ın elindeki İsrailli rehinelerin aileleri, Netanyahu'nun kararının kendileri için bir felaket olduğunu söylüyor.
Gazze'de İnsani Durum ve Uluslararası Tepkiler
Bu siyasi kriz yaşanırken Gazze'de insani durum her geçen gün kötüleşiyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, bölgede temiz su ve gıda sıkıntısı had safhada; hastanelerde ilaç yok denecek kadar az. Sivil kayıpların sayısı 20 bini aşmış durumda. Uluslararası toplum, İsrail ve Hamas'a ateşkes çağrısı yaparken, Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak Netanyahu'nun geri adım atmaması, bölgesel güçlerin de tepkisini çekiyor; Mısır Dışişleri Bakanı, "Müzakerelerin başarısızlığı, bölgeyi felakete sürükler" uyarısında bulundu.
Planın Perde Arkası
ABD tarafından hazırlanan planın üç aşamalı olduğu biliniyor: ilk aşamada altı haftalık ateşkes ve kısmi esir takası; ikinci aşamada kalıcı ateşkes ve İsrail ordusunun Gazze'den tamamen çekilmesi; üçüncü aşamada ise Gazze'nin yeniden inşası. Netanyahu'nun itirazı, özellikle ikinci aşamadaki çekilme şartına yönelik. Başbakan, Hamas'ın altyapısı tamamen yok edilmeden ordunun bölgeden ayrılmasının güvenlik açığı oluşturacağını savunuyor.
Savaşın başlangıcı olan 7 Ekim'deki Hamas saldırısında 1.200'den fazla İsrailli ölmüş, 250 kişi rehin alınmıştı. İsrail'in operasyonları sonucu Gazze'de bugüne kadar 20.000'den fazla Filistinli yaşamını yitirdi. Bu sayılar, taraflar arasındaki güveni zaten derin yara almış durumda. Anlaşmanın çökmesi, bölgede yeni bir göç dalgasına ve insani krizin daha da derinleşmesine neden olabilir.
Sonuç: Müzakere Masası mı, Kaplanan Kapılar mı?
Netanyahu'nun bu çıkışı, savaşın sona erdirilmesi yönündeki uluslararası taleplere rağmen, İsrail'in güvenlik önceliklerini bir kez daha ön plana çıkarıyor. Seçimlerin yaklaştığı İsrail'de, Başbakan'ın bu tutumunun siyasi bir hesap içerdiğini düşünenler de var. Ancak şu bir gerçek ki, askeri çözümün kalıcı bir barış getirmeyeceği ortada. Tarafların masaya dönmesi, bölgenin kaderi için kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, Gazze'nin karanlığı daha da uzun sürecek gibi görünüyor.