Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Kommagene Krallığı'nın en önemli kutsal alanlarından biri olan Nemrut Dağı Tümülüsü'ndeki anıtsal heykelleri beş yıllık bir program doğrultusunda koruma altına aldı. Bu kapsamda, hava koşulları ve zamanla oluşan çatlaklar özel olarak geliştirilen nanoteknolojik harçla kapatılacak. Adıyaman'ın Kahta ilçesinde bulunan ve 2 bin 150 metre rakımdaki Nemrut Dağı'nda yürütülen çalışmalar, bölgenin hassas ekosistemi ve tarihi dokusu göz önünde bulundurularak titizlikle sürdürülüyor.
Beş Yıllık Kapsamlı Koruma Programı
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinasyonunda başlatılan proje, Nemrut Dağı Tümülüsü'ndeki dev heykel ve kabartmaların yüzeylerindeki bozulmaları tespit ederek, bunların ileri düzeyde tahribatını önlemeyi hedefliyor. Uzman ekipler, heykellerin bulunduğu doğu ve batı teraslarındaki taş bloklarda oluşan mikro çatlakların yanı sıra, tümülüsün ana gövdesindeki erozyon izlerini de kayıt altına aldı. Yapılan incelemelerde, özellikle kış aylarında donma-çözülme döngüsüne bağlı olarak çatlakların genişlediği belirlendi. Bu nedenle, koruma çalışmalarının ilk aşamasında, taş yüzeylerdeki biyolojik oluşumlar ve tuz kristalleri temizleniyor.
Nanoteknolojik Harç ile Yüzey Güçlendirme
Projenin en dikkat çekici aşamasını, geliştirilen nanoteknolojik harç uygulaması oluşturuyor. Geleneksel harçlara kıyasla çok daha küçük partiküllere sahip bu özel karışım, çatlaklara nüfuz ederek taşın iç yapısını güçlendiriyor. Aynı zamanda su itici özelliği sayesinde yağmur ve kar sularının taşın içine işlemesini engelliyor. Bu sayede, heykellerin yüzeyindeki aşınmanın yavaşlatılması ve özgün dokunun korunması amaçlanıyor. Uygulama, lazer tarama ve 3D modelleme teknikleriyle desteklenerek, her bir heykelin kendine özgü malzeme ve bozulma durumuna göre planlanıyor.
Kommagene Krallığı'nın Mirası Geleceğe Taşınıyor
MÖ 1. yüzyılda Kral I. Antiokhos tarafından yaptırılan Nemrut Dağı Tümülüsü, dev heykelleri, kabartmaları ve yazıtlarıyla Helenistik dönemin en görkemli kalıntılarından birini oluşturuyor. Kommagene Krallığı'nın tanrısal soyunu simgeleyen ve doğu-batı sentezini yansıtan bu eserler, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Ancak açık hava müzesi konumundaki alan, sert karasal iklimin etkilerine açık olduğundan, sürekli bakım gerektiriyor. Uzmanlar, nanoteknolojik koruma yönteminin, dünya genelinde benzer sorunlar yaşayan açık hava anıtları için de örnek teşkil edebileceğini belirtiyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, projenin sadece heykellerin yüzey korumasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda alanın çevre düzenlemesi ve ziyaretçi yönetimi konularını da kapsadığını ifade ediyor. Beş yıllık programın sonunda, Nemrut Dağı'ndaki tüm anıtsal eserlerin ayrıntılı bir envanterinin çıkarılmış olacağı ve gelecek nesillere sağlam bir şekilde aktarılması için önemli bir adım atılacağı vurgulanıyor.
Nemrut Dağı'ndaki koruma çalışmaları, yalnızca Türkiye'nin değil, insanlığın ortak mirasının korunması açısından da kritik bir öneme sahip. Bu tür yenilikçi yaklaşımlar, tarihi eserlerin doğal afetlere ve iklim değişikliğine karşı direncini artırırken, arkeoloji ve restorasyon bilimine de önemli katkılar sağlıyor. Umarız ki bu proje, benzer sorunlarla karşı karşıya olan diğer kültürel miras alanları için de ilham kaynağı olur ve uluslararası iş birliklerini artırır.