Venedik Film Festivali'nde ödül kazanan ve İsrail ordusunun Gazze'deki sivil katliamını, yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerini gözler önüne seren "NAZA" belgeseli, Tel Aviv'de büyük yankı uyandırdı. Başbakan Binyamin Netanyahu ve kabine üyeleri, Oscar ödüllü İsrailli yönetmenleri "antisemitik kışkırtma" ve "ihanetle" suçlayarak tehdit etti.
Venedik'ten Ödülle Dönen Belgesel Tel Aviv'i Karıştırdı
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 81. Venedik Film Festivali'nde büyük ödül kazanan "NAZA", İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarında kullandığı yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerini ve bu sistemlerin sivil kayıplara yol açtığını ortaya koyan görüntüler içeriyor. Belgeselin gösterimi sonrası İsrail hükümetinden peş peşe sert açıklamalar geldi. Başbakan Netanyahu, belgeseli hazırlayan İsrailli yönetmenleri "ülkeye ihanet etmekle" suçladı. Kabine üyeleri ise yönetmenleri "antisemitik kışkırtma" yapmakla itham etti.
Belgeselin yönetmenleri arasında Oscar ödüllü isimlerin bulunması, tepkilerin dozunu artırdı. İsrail Kültür Bakanlığı, belgeselin gösterildiği festivallere devlet desteğinin gözden geçirileceğini duyurdu. Ayrıca yönetmenlere yönelik sosyal medya üzerinden ölüm tehditleri yağdığı, bazı sanatçıların İsrail'deki etkinliklerinin iptal edildiği öğrenildi.
Yapay Zekâ Destekli Hedefleme İddiaları
"NAZA" belgeseli, İsrail ordusunun Gazze'de kullandığı "Lavender" ve "Gospel" gibi yapay zekâ tabanlı hedefleme sistemlerini mercek altına alıyor. Belgeselde, bu sistemlerin sivil altyapıyı ve masum insanları hedef aldığına dair uydu görüntüleri, drone kayıtları ve eski askeri yetkililerle yapılan röportajlar yer alıyor. İsrailli yönetmenler, belgesel için iki yıl boyunca gizli kaynaklarla çalıştıklarını ve ellerindeki kanıtların uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor.
İsrail ordusu ise iddiaları reddederek, yapay zekâ sistemlerinin yalnızca istihbarat analizinde kullanıldığını ve nihai kararın her zaman bir komutan tarafından verildiğini savunuyor. Ancak belgeseldeki tanıklar, sistemlerin "onay makinesi" gibi çalıştığını ve sivil kayıpların önlenmesi için yeterli özenin gösterilmediğini öne sürüyor.
İsrailli Sanatçılardan Destek ve Tepkiler
İsrail içinde belgesele yönelik tepkiler ikiye bölünmüş durumda. Bir grup sanatçı ve akademisyen, yönetmenlere destek vererek ifade özgürlüğünün savunulması çağrısı yaptı. Öte yandan hükümet yanlısı kesimler, belgeselin "İsrail karşıtı propagandaya hizmet ettiğini" savunuyor. Tel Aviv'deki bazı sinema salonları belgeseli göstermeyi reddederken, bağımsız salonlar gösterim için başvuru almaya başladı.
Uluslararası alanda ise belgesel, birçok film festivalinden davet alıyor. Sundance ve Toronto gibi prestijli festivallerin yanı sıra Avrupa'daki çeşitli insan hakları film etkinliklerinde gösterileceği açıklandı. Belgeselin yapımcıları, İsrail'in tehditlerine rağmen gösterimlerin devam edeceğini ve filmin dijital platformlarda da izleyiciyle buluşacağını duyurdu.
Bağlam: Gazze'deki Yıkım ve Uluslararası Tepkiler
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları Ekim 2023'ten bu yana devam ediyor. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre, saldırılarda on binlerce sivil hayatını kaybetti, altyapı büyük ölçüde yok oldu. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, İsrail'in sivil yerleşim yerlerini hedef almasını defalarca kınadı. "NAZA" belgeseli, bu bağlamda yapay zekâ teknolojisinin savaş suçlarında nasıl kullanılabileceğine dair somut deliller sunması açısından kritik bir belge olarak değerlendiriliyor.
Belgeselin yönetmenleri, filmin amacının İsrail'i yıpratmak değil, gerçekleri ortaya koymak olduğunu vurguluyor. Ancak İsrail hükümetinin tehditleri, sanat özgürlüğü ile ulusal güvenlik arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne seriyor. Belgeselin önümüzdeki aylarda Oscar yarışında da İsrail'in yoğun lobi faaliyetleriyle karşılaşması bekleniyor. Sinema dünyası, bu belgeselin akıbetinin sadece bir filmden ibaret olmadığını, aynı zamanda ifade özgürlüğü ve hesap verebilirlik açısından bir sınav olduğunu konuşuyor.