Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi kapsamında NATO karşıtı bir yürüyüş düzenleyen Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyeleri, gözaltına alındıktan sonra bugün adliyeye sevk edildi. Gözaltına alınan 130'a yakın TKP'li, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi. Parti yetkilileri, gözaltıların siyasi olduğunu savunurken, emniyet kaynakları yürüyüşün izinsiz olduğunu ve kamu düzenini bozucu eylemlerin engellendiğini belirtti.
Gözaltı Süreci ve Adli İşlemler
Gözaltına alınan TKP üyeleri, sabah saatlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden otobüslerle adliyeye sevk edildi. Partililerin ifadelerinin alınması beklenirken, savcılık tarafından haklarında '2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet' ve 'kamu malına zarar verme' suçlamalarıyla işlem başlatıldığı öğrenildi. Adliye önünde toplanan TKP üyeleri ve aileleri, gözaltına alınanlara destek verdi. Polis, adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.
NATO Zirvesi ve Protesto
36. NATO Zirvesi, Ankara'da liderler düzeyinde gerçekleşti. Zirve kapsamında TKP, 'NATO'ya hayır, savaşa hayır' sloganıyla bir yürüyüş düzenlemişti. Yürüyüş, Kızılay Meydanı'ndan başlayarak NATO Zirvesi'nin yapıldığı bölgeye doğru ilerlemek isterken polis müdahalesiyle karşılaştı. Çıkan arbedede çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. TKP Genel Başkanı Kemal Okuyan, yaptığı açıklamada 'Bu gözaltılar bir işgal ordusunun himayesindeki yönetime karşı direnişin bedelidir' dedi.
Siyasi Tepkiler
Gözaltılar siyasi partilerden tepki çekti. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 'Demokratik protesto hakkının bu şekilde engellenmesi kabul edilemez' derken, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da 'NATO zirveleri halkın gözü önünde değil, halktan gizli yapılıyor' ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, 'Yürüyüş izinsiz olduğu için kamu düzenini sağlamak adına müdahale edilmiştir. Adli süreç devam etmektedir' denildi.
Bağlam ve Değerlendirme
TKP, uzun yıllardır NATO karşıtı protestolarıyla biliniyor. Parti, Türkiye'nin NATO üyeliğini 'emperyalist bir ittifakın parçası olmak' olarak niteliyor ve savunma harcamalarının artmasına karşı çıkıyor. Bu gözaltı dalgası, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uluslararası Af Örgütü, gözaltıların derhal sonlandırılması çağrısı yaparken, yerel insan hakları örgütleri de süreci yakından takip ediyor. Olayın, Türkiye'nin uluslararası arenada imajı üzerinde de etkili olması bekleniyor.