NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifak ülkelerinin savunma harcamalarını artırmasındaki rolünü överek, "Bu koltukta olmasaydınız bunların hiçbiri gerçekleşmezdi" dedi. Rutte, Brüksel'de düzenlenen bir basın toplantısında, Trump'ın NATO müttefiklerine yönelik sert söylemlerinin, üye ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yüzde 2'sinden fazlasını savunmaya ayırma taahhütlerini yerine getirmelerinde belirleyici olduğunu vurguladı.
Trump'ın Baskı Politikası ve NATO'nun Dönüşümü
Rutte, Trump'ın göreve geldiği 2017 yılından bu yana NATO ülkelerinin savunma harcamalarında kaydedilen artışa dikkat çekti. 2016'da yalnızca 3 ülke yüzde 2 hedefini tuttururken, 2024 itibarıyla bu sayının 23'e yükseldiğini belirtti. "Bu bir tesadüf değil. Başkan Trump'ın net mesajları olmasaydı, bu dönüşüm bu kadar hızlı gerçekleşmezdi" ifadelerini kullanan Rutte, Trump'ın 'yük paylaşımı' konusundaki ısrarının ittifakın caydırıcılık kapasitesini güçlendirdiğini söyledi.
NATO yetkilileri, Trump'ın ilk döneminde Almanya'nın savunma harcamalarını artırması ve Polonya gibi ülkelerin yüzde 4'e yaklaşan oranlarla öncü olması gibi gelişmelerin, onun baskı politikasının bir sonucu olduğunu ifade ediyor. Rutte, Trump'ın 'NATO'nun modası geçmiş' söyleminin ardından ittifakın terörle mücadele ve siber güvenlik gibi alanlarda reform yapmasına da katkı sağladığını ekledi.
İran Politikası ve İttifak Dayanışması
Rutte, Trump'ın İran'a yönelik 'azami baskı' politikasını da değerlendirdi. "NATO müttefikleri İran'ın nükleer programı ve bölgesel istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri konusunda ortak endişelere sahip. Trump'ın sert tutumu, bu konuda farkındalığı artırdı" dedi. Ancak bazı Avrupalı müttefiklerin İran'la diplomasiye öncelik vermesi nedeniyle bu politikaya temkinli yaklaştığı biliniyor.
Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel'den analist Maria Demertzis, "Rutte'nin açıklamaları, Avrupa'nın Trump'ın ilk dönemine kıyasla daha pragmatik bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Askeri harcamaları artırmak, Avrupa'nın kendi güvenliğine yatırım yapması açısından olumlu" yorumunu yaptı.
Öte yandan, bazı eleştirmenler Trump'ın NATO'yu 'parası ödenmiş bir koruma hizmeti' gibi görmesinin ittifak ruhuna zarar verdiğini savunuyor. Eski NATO yetkilisi Jamie Shea, "Trump'ın yaklaşımı, üyeleri harcamaları artırmaya teşvik etse de, ittifakın kolektif savunma ilkesini sorgulanır hale getirdi" dedi.
Gelecek Perspektifi
Rutte, önümüzdeki dönemde NATO'nun savunma harcamaları hedefini yüzde 2'nin üzerine çıkarmayı tartıştığını belirtti. "Müttefikler, daha büyük tehditlerle karşı karşıyayız. Bu nedenle yatırımlarımızı artırmalıyız" diyen Rutte, özellikle savunma sanayiinde ortak üretim ve Ar-Ge harcamalarının önemine işaret etti.
Sonuç olarak, Trump'ın NATO üzerindeki etkisi tartışmalı olsa da, savunma harcamalarının artırılması konusunda somut sonuçlar doğurduğu görülüyor. Rutte'nin övgüleri, bu gerçeği teyit ederken, ittifakın önümüzdeki dönemde güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmesi bekleniyor.