Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 8 yaşında katledilen Narin Güran'ın dosyası, İstanbul Şişhane'de bir araya gelen aile üyeleri ve aktivistler tarafından yeniden gündeme taşındı. Grup, soruşturma dosyasında ciddi çelişkiler ve hukuka aykırılıklar bulunduğunu iddia ederek, Narin Güran davasının yeniden görülmesi çağrısında bulundu. Eylemde, adalet talebiyle sloganlar atılırken, dosyanın kapatılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
İddialar neler?
Narin Güran'ın ailesini temsil eden avukatlar, dosyada yer alan otopsi raporu, olay yeri inceleme tutanakları ve tanık ifadeleri arasında ciddi tutarsızlıklar olduğunu öne sürdü. Özellikle ölüm saatinin belirlenmesinde ve olayın meydana geldiği yere ilişkin ifadelerde çelişkiler yaşandığı belirtildi. Aktivistler, soruşturmanın başından itibaren bir dizi usulsüzlük yapıldığını iddia ederek, yeniden yargılama kararı verilmezse adalete olan güvenin sarsılacağını dile getirdi.
Yeniden yargılama süreci
Narin Güran davası, geçtiğimiz yıl sonuçlanmış ve iki sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak aile ve aktivistler, cezaevinde bulunan bazı tanıkların ifadelerinin değişmesi ve yeni delillerin ortaya çıkması nedeniyle yeniden yargılama talebinde bulunuyor. Hukukçular, Türkiye'de yeniden yargılama yolunun ancak sınırlı durumlarda açık olduğunu hatırlatırken, Narin Güran dosyasında bu şartların oluşup oluşmadığının Yargıtay tarafından değerlendirileceğini ifade ediyor.
Toplumda yankıları
Narin Güran cinayeti, Diyarbakır başta olmak üzere tüm Türkiye'de büyük bir infiale yol açmıştı. Çocuk cinayetlerine karşı toplumsal duyarlılığın arttığı bu dönemde, davanın tekrar açılması çağrıları geniş kitlelerden destek buluyor. Şişhane'deki eyleme katılanlar, adaletin tam olarak sağlanması için mücadele edeceklerini belirterek, Narin Güran'ın hatırasının yaşatılması amacıyla anma etkinlikleri düzenleyeceklerini açıkladı.
Bağımsız hukukçular, bu tür davalarda toplumsal baskının yargı kararlarını etkilememesi gerektiğini vurgularken, aynı zamanda yargı sürecinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi için mekanizmaların işletilmesi gerektiğini dile getiriyor. Narin Güran davası, Türkiye'de çocuk adaleti ve hukuk sisteminin işleyişine dair önemli soruları beraberinde getiriyor.