Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümünün aydınlatılması için babası Arif Güran, Diyarbakır'dan Ankara'ya yürüyüş başlattı. Güran, Cumhurbaşkanlığı'na dilekçe vererek kızının ölümüyle ilgili adaletin sağlanmasını talep edeceğini açıkladı. Yürüyüş, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinden başladı ve yaklaşık 1000 kilometre sürecek.
Narin Güran, 21 Ağustos 2024'te Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe köyünde kaybolmuş, 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedeni bulunmuştu. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, baba Arif Güran kızının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılmasını istiyor. Güran, "Kızımın katillerinin hesap vermesi için Ankara'ya yürüyorum. Adalet yerini bulana kadar pes etmeyeceğim." dedi.
Yürüyüş güzergahı ve planlanan eylemler
Arif Güran'ın yürüyüşü, Diyarbakır'dan başlayarak Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırşehir ve Ankara güzergahını takip edecek. Güran, yol boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarla buluşarak destek toplayacak. Yürüyüşün yaklaşık 20 gün sürmesi bekleniyor. Güran, Ankara'ya vardığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne dilekçe vererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan dosyanın takipçisi olmasını isteyecek.
Diyarbakır Barosu ve bazı insan hakları dernekleri, Güran'ın eylemine destek vereceklerini açıkladı. Baro başkanı, "Narin'in ölümüyle ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve faillerin bir an önce yargı önüne çıkarılması için çağrıda bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın son durumu ve toplumsal tepkiler
Narin Güran cinayetiyle ilgili soruşturma kapsamında şu ana kadar 20'den fazla kişi gözaltına alındı, bunlardan 12'si tutuklandı. Tutuklananlar arasında Narin'in amcası, kuzenleri ve köy muhtarı da bulunuyor. İddianameye göre, Narin'in ölümüne ilişkin deliller, aile içi bir hesaplaşma veya kaçırma girişimine işaret ediyor. Ancak kesin ölüm nedeni hala netleşmedi; Adli Tıp raporunda Narin'in boğularak öldürüldüğü belirtildi.
Olay, Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı. Sosyal medyada #NarinİçinAdalet etiketiyle milyonlarca paylaşım yapıldı. Kadın hakları örgütleri, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddete dikkat çekerek yetkilileri göreve çağırdı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, olayla ilgili inceleme başlattı ve Narin'in ailesine psikolojik destek sağlandığını duyurdu.
Arif Güran'ın yürüyüşü, Diyarbakır'da düzenlenen basın açıklamasıyla duyuruldu. Güran, "Kızımın ölümüyle ilgili gerçeklerin ortaya çıkması için elimden geleni yapacağım. Bu yürüyüş, adalet arayışımın bir simgesi. Tüm Türkiye'yi bu mücadeleye destek olmaya davet ediyorum." dedi.
Yürüyüşün ilk gününde Diyarbakır-Şanlıurfa karayolunda yaklaşık 30 kilometre yürüyen Güran'a, bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar eşlik etti. Güran, geceyi Şanlıurfa'da bir köyde geçireceğini belirtti.
Uzmanlar, Narin Güran davasının Türkiye'de çocuk güvenliği ve adalet sistemi açısından bir dönüm noktası olabileceğini söylüyor. Sosyolog Prof. Dr. Ayşe Kaya, "Bu tür olaylar, toplumsal duyarlılığı artırıyor ve yargının daha hızlı hareket etmesi için baskı oluşturuyor. Ancak kalıcı çözüm için yasal düzenlemeler ve önleyici tedbirler şart." değerlendirmesinde bulundu.
Arif Güran'ın yürüyüşü, siyasi partilerin de gündemine geldi. CHP ve DEM Parti yetkilileri, Güran'a destek mesajı yayımlarken, iktidar partisi AK Parti'den henüz resmi bir açıklama gelmedi. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, dilekçenin alınacağını ve inceleneceğini bildirdi.
Narin Güran cinayeti, Diyarbakır'da geçtiğimiz yıl kaybolan ve ölü bulunan diğer çocuk vakalarını da akıllara getirdi. Bölgede aileler, çocuklarının güvenliği için daha fazla önlem alınmasını talep ediyor. Güran ailesinin avukatı, soruşturmanın genişletilmesi ve ihmal şüphesi bulunan kamu görevlileri hakkında da işlem yapılması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan, Narin'in annesi Yüksel Güran, kızının ölümünden bu yana psikolojik tedavi gördüğünü ve adaletin bir an önce tecelli etmesini istediğini söyledi. Baba Arif Güran'ın yürüyüşü, ailenin adalet arayışının son halkası olarak görülüyor.
Türkiye'de son yıllarda çocuk cinayetleri ve kaybolma vakalarına ilişkin artan toplumsal tepki, hükümeti yeni yasal düzenlemeler yapmaya yönlendirebilir. Meclis'te kurulan araştırma komisyonu, çocuk istismarı ve kayıp vakalarını inceleyerek rapor hazırlayacak. Arif Güran'ın yürüyüşü, bu sürece ivme kazandırabilir.