İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Komisyonu üyeleri, uydu görüntülerine dayanarak İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin asıl sorumlusunun Gediz Nehri olduğunu açıkladı. Gediz’e dökülen sanayi atıkları, körfezdeki ekosistemi tehdit ediyor. Komisyon üyeleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunarak denetimlerin artırılmasını istedi.
Gediz’den Körfeze Zehir Akıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı, yaptığı açıklamada, uydu görüntülerinin Gediz Nehri boyunca sanayi tesislerinden kaynaklanan yoğun kirliliği net şekilde gösterdiğini belirtti. “Fabrikalar atıklarını şakır şakır Gediz’e bırakıyor” diyen komisyon üyeleri, bu atıkların nehir yoluyla İzmir Körfezi’ne ulaştığını ve deniz yaşamını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Yapılan incelemelere göre, özellikle Manisa ve İzmir’in Aliağa ilçesindeki sanayi tesisleri, arıtma tesislerini etkin şekilde kullanmıyor. Kimyasal atıklar, ağır metaller ve organik kirleticiler Gediz Nehri’ne karışıyor. Bu durum, körfezdeki balık popülasyonunu azaltırken, deniz suyu kalitesini de düşürüyor.
Komisyon Üyelerinden Bakanlığa Denetim Çağrısı
Komisyon üyeleri, yaptıkları yazılı açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na seslendi. Denetimlerin yetersiz kaldığını savunan üyeler, bakanlığın Gediz Nehri havzasında acil denetim başlatması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, fabrikalara idari para cezaları uygulanması ve atık su arıtma tesislerinin zorunlu hale getirilmesi talebinde bulundular.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce de körfezin temizlenmesi için projeler yürüttüğü ancak Gediz’den gelen kirlilik nedeniyle bu çabaların yetersiz kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, körfezin kurtarılması için Gediz havzasında kapsamlı bir temizlik seferberliği gerektiğini ifade ediyor.
İzmir Körfezi’nin korunması için sivil toplum kuruluşları da sürece dahil olmaya başladı. Çevre örgütleri, Gediz’deki kirliliğin izlenmesi için bağımsız bir gözlem ağı kurulmasını öneriyor.
Bu gelişmeler, Türkiye’de sanayi kaynaklı çevre kirliliğiyle mücadelenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin birlikte hareket etmesi, gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakılması açısından büyük önem taşıyor.