Erzurum'da yaşayan 52 yaşındaki Bülent Yazıcı, 15 yıl önce internette gördüğü naht sanatına gönül verdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip olan Yazıcı, bugüne kadar 2 bin 500'e yakın eser ortaya çıkardı. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan bu geleneksel sanatı yaşatmak için Erzurum Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları'nda (ESMEK) eğitim veriyor.
İnternette Görerek Başladı, Ustalaştı
Bülent Yazıcı, naht sanatıyla tanışmasını şöyle anlatıyor: "Yaklaşık 15 yıl önce internette naht örneklerini gördüm ve çok etkilendim. Daha önce hiç duymamıştım, ama bir anda içimde büyük bir merak uyandı. Araştırmaya başladım, malzemeleri temin ettim ve ilk denemelerimi yaptım. Zamanla kendimi geliştirdim ve bu işte ustalaştım." Yazıcı, naht sanatının inceliklerini öğrenmek için Türkiye'nin farklı bölgelerindeki ustaları da ziyaret etti. Geleneksel yöntemlerle çalışmakta kararlı olan sanatçı, atölyesinde çoğunlukla ceviz, ıhlamur ve maun ağaçlarını kullanıyor.
Selçuklu ve Osmanlı Mirası
Naht sanatı, Selçuklu döneminde ortaya çıkmış ve Osmanlı döneminde en parlak çağını yaşamıştır. Ahşap üzerine oyma ve kakma teknikleriyle yapılan bu sanat, çoğunlukla cami, saray ve köşklerin süslemelerinde kullanılmıştır. Bülent Yazıcı, bu mirası yaşatmanın önemine vurgu yapıyor: "Naht sanatı, bizim kültürel mirasımızın çok değerli bir parçası. Bu sanatı icra etmek, hem geçmişe saygı göstermek hem de geleceğe taşımak demek. Gençlerin ilgi göstermesi beni çok mutlu ediyor." Yazıcı, eserlerinde genellikle Kur'an-ı Kerim ayetleri, hadisler, güzel sözler ve Osmanlı tuğralarını işliyor. Ayrıca çiçek ve geometrik desenler de çalışmalarında sıkça yer alıyor.
ESMEK'te Usta-Çırak İlişkisi
Bülent Yazıcı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki ESMEK'te yaklaşık 5 yıldır kurs veriyor. Şu ana kadar 30'dan fazla öğrenci yetiştirmiş. Kursa katılanlar hem teorik hem de pratik eğitim alıyor. Yazıcı, kursiyerlere nahtın inceliklerini usta-çırak ilişkisi içinde aktarıyor. Amacı, bu sanatın ölmemesini sağlamak ve yeni ustalar yetiştirmek. Kurslar büyük ilgi görüyor; bazı kursiyerlerin eserleri sergilerde yer alıyor.
Binlerce Eser, Sayısız Sabır
Bülent Yazıcı, 15 yılda tamamladığı eserlerin sayısının 2 bin 500'e yaklaştığını belirtiyor. Her eser, büyük bir sabır ve özen gerektiriyor. Bir eserin tamamlanma süresi boyutuna ve detayına göre bir hafta ile üç ay arasında değişebiliyor. Özellikle yazı işçiliği çok ince bir çalışma gerektiriyor. Yazıcı, eserlerini genellikle hediye olarak veriyor ya da özel siparişler için çalışıyor. Eserleri, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli sergilerde beğeniye sunuldu.
Gelecek Nesillere Aktarma Çabası
Naht sanatının unutulmaya yüz tutmuş dallarından biri olduğunu belirten Yazıcı, gelecek nesillere aktarmak için çabalıyor. "Bu sanatın icrası zor ve sabır istiyor. Gençlerin genellikle ilgisini çekmiyor. Ama ben inanıyorum ki doğru tanıtım ve eğitimle bu sanat yeniden canlanabilir. ESMEK'te verdiğim kurslar bu anlamda önemli bir fırsat." Yazıcı, ayrıca ahşap oymacılığının diğer dallarıyla da ilgileniyor; kündekari ve oyma tekniğini de kullanıyor.
Bülent Yazıcı'nın bu azmi ve özverisi, geleneksel sanatların korunması açısından büyük önem taşıyor. Kültürel mirasın yaşatılması, sadece geçmişe sahip çıkmak değil, aynı zamanda geleceğe ilham vermek anlamına geliyor. Somut olmayan kültürel miras taşıyıcıları, bu zincirin önemli halkalarını oluşturuyor. Türkiye'nin farklı yörelerinde benzer çalışmalar yapan sanatçıların desteklenmesi, bu değerli mirasın korunmasında kritik bir rol oynuyor.