Yunanistan'ın Eğriboz Adası açıklarında Richter ölçeğine göre 4,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntı, başta Atina olmak üzere çevre bölgelerde de hissedildi. Depremin ardından jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) hem Marmara hem de Yunanistan kesiminde gerilim biriktirdiğine dikkat çekti. Görür, bu tür sarsıntıların bölgedeki fay hatlarının enerji birikimini gözler önüne serdiğini ifade etti.
Eğriboz Adası'ndaki Depremin Detayları
Yunanistan'ın ikinci büyük adası olan Eğriboz (Evia) açıklarında yerel saatle sabah saatlerinde kaydedilen depremin merkez üssünün adanın kuzeydoğusu olduğu bildirildi. Yerel yetkililer, ilk belirlemelere göre can veya mal kaybı olmadığını açıkladı. Sarsıntı, başkent Atina'nın yanı sıra çevre illerde de kısa süreli paniğe neden oldu. Yunanistan Deprem Planlama ve Koruma Örgütü (EPPO), depremin büyüklüğünü 4,4 olarak doğruladı ve artçı sarsıntıların devam edebileceği uyarısında bulundu.
Eğriboz Adası, Kuzey Anadolu Fayı'nın batıya doğru uzanan kollarına yakınlığıyla biliniyor. Bölge, tarih boyunca orta ve büyük ölçekli depremlerle sık sık gündeme geldi. Uzmanlar, bu tür sarsıntıların fay hattı üzerindeki stres transferini etkileyebileceğini belirtiyor.
Naci Görür'ün Açıklamaları: 'Hem Marmara'da Hem Yunanistan'da Geriliyor'
Depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde bir deprem oldu. Bu deprem, Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolunun Ege Denizi'ne uzanan kesiminde meydana geldi. Fay hattı hem Marmara Denizi'nde hem de Yunanistan'da gerilim altında. Bu gerilim, zaman zaman küçük ve orta ölçekli depremlerle boşalıyor ancak büyük bir deprem riski hâlâ devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Görür, özellikle Marmara Denizi'nde beklenen büyük depreme ilişkin uyarılarını yineledi. Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara segmentinde 1999 Gölcük depreminden bu yana önemli miktarda enerji biriktiğini vurgulayan Görür, "Marmara'da gerilim her geçen gün artıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, fayın kırılma periyodunun yaklaştığını gösteriyor. Ancak depremlerin tam zamanını önceden kestirmek mümkün değil" dedi.
Kuzey Anadolu Fayı ve Bölgesel Riskler
Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu'dan başlayıp Ege Denizi'ne kadar uzanan ve dünyanın en aktif fay hatlarından biri olarak kabul edilen bir yapı. Fay, yaklaşık 1.500 kilometre uzunluğunda ve son yüzyılda birçok yıkıcı depreme sahne oldu. 1939 Erzincan, 1999 Gölcük ve Düzce depremleri bu fay hattı üzerinde gerçekleşti. Fayın Marmara Denizi altından geçen bölümü ise özellikle İstanbul ve çevresi için büyük risk taşıyor.
Yunanistan'da ise Eğriboz Adası, Kuzey Anadolu Fayı'nın batı uzantısı olan ve Ege Denizi'ne doğru ilerleyen kolların etkisi altında. Bu bölgede sık sık orta şiddette depremler meydana geliyor. Uzmanlar, Ege Denizi'ndeki fay hatlarının karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ve hem Türkiye hem de Yunanistan için ortak bir risk oluşturduğunu belirtiyor.
Deprem Uzmanlarından Ortak Uyarı: Hazırlık Şart
Prof. Dr. Naci Görür'ün açıklamaları, deprem hazırlığının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Görür, "Depremlerle yaşamayı öğrenmeliyiz. Binalarımızı depreme dayanıklı hale getirmeli, kentsel dönüşümü hızlandırmalıyız. Aksi halde büyük bir depremde ağır kayıplar yaşanabilir" diye konuştu. Uzmanlar da benzer görüşleri paylaşıyor: Marmara Bölgesi'nde yapı stoğunun büyük bir kısmı eski ve depreme dayanıksız. Olası bir büyük depremde İstanbul başta olmak üzere birçok ilde ciddi hasar ve can kaybı öngörülüyor.
Yunanistan tarafında ise yetkililer, Eğriboz Adası'ndaki deprem sonrası bölgede incelemelerde bulundu. Yunan hükümeti, deprem riskine karşı acil durum planlarını gözden geçireceklerini duyurdu. Bilim insanları, iki ülkenin deprem araştırmalarında iş birliği yapmasının ortak fay hatları nedeniyle kritik olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, Eğriboz Adası'nda meydana gelen 4,4'lük deprem, Kuzey Anadolu Fayı'nın geniş bir coğrafyada yarattığı gerilimin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Prof. Dr. Naci Görür'ün "Hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" sözleri, bölgedeki deprem tehdidinin sürekliliğine işaret ediyor. Depremlerin önlenemeyeceği gerçeği göz önüne alındığında, hem Türkiye hem de Yunanistan için en akılcı yol, yapı güvenliğini artırmak, toplumu bilinçlendirmek ve bilimsel verilere dayalı hazırlıkları eksiksiz uygulamak. Unutulmamalı ki deprem değil, bina öldürür.