Yargı mercilerinin sosyal medya fenomenlerine yönelik başlattığı operasyonlar kapsamında, yaklaşık 6 milyon takipçisi bulunan Dilan Polat'ın Instagram hesabının ardından, uyuşturucu soruşturması nedeniyle tutuklanan ve 30 Mart 2025'te tahliye edilen fenomen Mükremin Gezgin'in resmi Instagram hesabı da erişime kapatıldı. Karar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine sulh ceza hakimliği tarafından alındı.
Hesap Kapatma Kararının Gerekçesi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Mükremin Gezgin'in Instagram hesabının, devam eden uyuşturucu soruşturması kapsamında delil karartma ve suça teşvik niteliği taşıdığı gerekçesiyle erişime kapatılmasını talep etti. Sulh ceza hakimliği, talebi değerlendirerek hesabın erişime kapatılmasına hükmetti. Kararda, Gezgin'in paylaşımlarının soruşturmayı olumsuz etkileyebileceği ve kamu düzeni açısından risk oluşturduğu belirtildi.
Dilan Polat ve Diğer Fenomenlerin Hesap Kapatma Süreci
Geçtiğimiz haftalarda, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlamalarıyla tutuklanan Dilan Polat'ın Instagram hesabı da benzer gerekçelerle kapatılmıştı. Polat'ın hesabı, yaklaşık 6 milyon takipçiye sahipti ve lüks yaşam tarzını sergileyen paylaşımlarıyla biliniyordu. Hesap kapatma kararı, Polat'ın yargı süreci devam ederken sosyal medya üzerinden kamuoyunu etkileme girişimlerini engellemek amacıyla alınmıştı. Operasyon kapsamında, benzer suçlamalarla gözaltına alınan birçok fenomenin hesaplarına da erişim engeli getirildi.
Fenomenler ve Yargı Süreçleri
Sosyal medya fenomenleri, özellikle son yıllarda artan şikayetler üzerine yargı mercilerinin hedefi haline geldi. Uyuşturucu, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı gibi suçlarla bağlantılı olarak birçok fenomen hakkında soruşturma başlatıldı. Mükremin Gezgin, 2024 yılında uyuşturucu ticareti iddiasıyla tutuklanmış, 2 gün önce tahliye edilmişti. Tahliye sonrası sosyal medya hesaplarını yeniden aktif kullanmaya başlayan Gezgin'in hesabının kapatılması, yargı sürecinin henüz sona ermediği yönünde yorumlandı.
Hukuki Boyut ve Tartışmalar
Hesap kapatma kararları, ifade özgürlüğü ve masumiyet karinesi açısından tartışma yarattı. Hukukçular, yargı süreci devam eden kişilerin sosyal medya hesaplarının kapatılmasının, delil karartma riskini ortadan kaldırmak için geçici bir önlem olduğunu, ancak bu tür kararların ölçülü olması gerektiğini vurguladı. Diğer yandan, fenomenlerin kamuoyunu yanıltma potansiyeli nedeniyle bu tür önlemlerin yerinde olduğunu savunanlar da bulunuyor.
Gelişmeler, sosyal medya platformlarının yargı kararlarına uyumu ve dijital dünyada hukukun üstünlüğü konularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, benzer durumların önüne geçilmesi için sosyal medya platformlarının daha şeffaf ve hızlı iş birliği yapması gerektiğini belirtiyor.