Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik dahil 26 kişinin "mukavemet" suçlamasıyla 17 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın üçüncü celsesi, İstanbul Adliyesi'nde görüldü. Duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen bir polis memuru, şikayetinden vazgeçtiğini beyan etti. Bu ifade, davanın ilk iki celsesinde yaşanan gelişmelerin ardından geldi; ilk celsede dinlenen polis sanıkları teşhis edememiş, ikinci celsede ise bir polis kendisini kimsenin itmediğini söylemişti.
Üçüncü celsede ne oldu?
İstanbul Adliyesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, celseye ilişkin ara kararlarını açıklamadan önce tanık beyanlarını dinledi. Edinilen bilgilere göre, duruşmada dinlenen bir polis memuru, olay sırasında yaşananlara ilişkin şikayetinden vazgeçtiğini ifade etti. Polisin bu beyanı, davanın seyrini etkileyebilecek nitelikte. Zira davanın ana unsurlarından biri, sanıkların polise mukavemet ettiği iddiası.
Davaya konu olay, 2023 yılının Mart ayında İstanbul'da düzenlenen bir etkinlik sırasında yaşanmıştı. İddiaya göre, etkinlik çevresinde toplanan grup ile polis arasında arbede çıkmış, olay sonrası aralarında Özgür Çelik'in de bulunduğu 26 kişi hakkında "görevli memura mukavemet" suçlamasıyla dava açılmıştı. Sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep ediyor.
İlk iki celsede neler yaşandı?
Davanın ilk celsesinde, müşteki olarak dinlenen polis memurları, sanıkları teşhis edemediklerini belirtmişti. Bu beyanlar, savunma tarafı için önemli bir argüman oluşturmuştu. İkinci celsede ise dinlenen bir polis, kendisini kimsenin itmediğini söyleyerek, olay sırasında herhangi bir fiziksel müdahaleyle karşılaşmadığını ifade etmişti. Bu ifadeler, davanın temel iddiasını çürütmeye yönelik önemli adımlar olarak yorumlanmıştı.
Üçüncü celsede ise bir polis memurunun şikayetinden vazgeçmesi, davanın gidişatı açısından yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Hukukçulara göre, müştekinin şikayetinden vazgeçmesi, sanıkların beraatına veya ceza indirimine yol açabilecek bir gelişme. Ancak davanın diğer sanıkları ve diğer müştekilerin durumu göz önüne alındığında, sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz belirsiz.
Sanıklar ve avukatların tutumu
Duruşmaya katılan sanıklar, suçlamaları reddettiklerini yineledi. Özgür Çelik'in avukatı, müvekkilinin siyasi bir kişilik olduğunu ve davanın siyasi bir boyut taşıdığını savundu. Avukat, "Müvekkilim, hiçbir şekilde şiddete başvurmamıştır. Olay günü polislerle herhangi bir arbede yaşanmamıştır. İlk iki celsede dinlenen polislerin ifadeleri de bunu doğrulamaktadır. Üçüncü celsede bir polisin şikayetinden vazgeçmesi, davanın ne kadar temelsiz olduğunu göstermektedir" dedi.
Diğer sanık avukatları da benzer şekilde, müvekkillerinin masum olduğunu ve delil yetersizliği bulunduğunu öne sürdü. Mahkeme heyeti, tanık beyanlarının ardından duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Ara kararda, eksik hususların giderilmesi için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına karar verildi.
Davanın arka planı ve siyasi bağlam
Özgür Çelik, Yeni Parti'nin İstanbul İl Başkanı olarak görev yapıyor. 2023 yılında kurulan parti, kısa sürede dikkatleri üzerine çekmiş ve özellikle genç seçmen nezdinde destek bulmuştu. Çelik'in yargılandığı bu dava, parti çevrelerinde "siyasi baskı" olarak nitelendiriliyor. Parti sözcüleri, davanın hukuki değil siyasi olduğunu savunuyor. Ancak savcılık makamı, iddianamede sanıkların "görevli memura mukavemet" suçunu işlediğini öne sürüyor ve olay günü çekilen görüntüleri delil olarak gösteriyor.
Türkiye'de son yıllarda siyasi figürlerin yargılandığı davalar, kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor. Muhalefet partileri, bu tür davaların siyasi amaçlı olduğunu ve yargı bağımsızlığını zedelediğini dile getiriyor. İktidar kanadı ise yargının bağımsız olduğunu ve hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını vurguluyor. Özgür Çelik davası da bu tartışmaların bir parçası haline gelmiş durumda.
Uzman değerlendirmesi
Ceza hukuku uzmanları, bir müştekinin şikayetinden vazgeçmesinin davanın seyrini nasıl etkileyeceğini değerlendirdi. Prof. Dr. Ayşe Demir (isim değiştirilmiştir), "Mukavemet suçunda müştekinin şikayetinden vazgeçmesi, sanığın cezalandırılmasını doğrudan engellemez. Ancak mahkeme, bu beyanı delil değerlendirmesinde dikkate alabilir. Eğer dava, kamu görevlisine karşı işlenen bir suç kapsamında ise şikayetten vazgeçme, soruşturmanın devamına engel olmayabilir. Yine de bu gelişme, sanıklar lehine önemli bir adımdır" dedi.
Davanın bir sonraki celsesinin önümüzdeki aylarda görülmesi bekleniyor. Mahkeme, tanık beyanlarının tamamlanmasının ardından esas hakkında mütalaa alınmasına karar verecek. Sürecin, Türkiye'de siyasi davaların nasıl ele alındığına dair önemli bir örnek teşkil etmesi muhtemel.