Kadıköy’de uzun yıllar tiyatro olarak hizmet veren Müjdat Gezen Tiyatrosu, 120 milyon lira karşılığında bir gece kulübüne devredildi. Binanın önünde bulunan Atatürk büstünün yerinde bırakılması dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde imzalanan devir sözleşmesiyle tiyatro binası, eğlence mekanına dönüştürülmek üzere satıldı. Müjdat Gezen’in, uzun yıllar Atatürk adını taşıyan bir duyarlılıkla anılan tiyatrosunu bu şekilde elden çıkarması sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Devir süreci ve büst detayı
Müjdat Gezen, sahibi olduğu tiyatro binasını, 120 milyon lira bedelle İstanbul merkezli bir eğlence şirketine sattı. Satış sırasında binanın girişinde yer alan Atatürk büstünün akıbeti merak konusu oldu. Gezen’in büstü yerinde bıraktığı ve gece kulübü yönetiminin de büstü koruyacağı öğrenildi. Ancak bu durum, "Atatürk büstü bir gece kulübü girişinde ne iş yapar?" sorusunu gündeme getirdi. Gezen’in, büstü demirbaş olarak değerlendirdiği ve ayrıca satmadığı iddia edildi.
Tepkiler ve tartışmalar
Sosyal medyada kullanıcılar, Müjdat Gezen’in yıllarca Atatürk vurgusu yaptığını hatırlatarak bu satışı eleştirdi. Gezen’in, daha önce Atatürk’e olan bağlılığını sık sık dile getirdiği bilinirken, tiyatroyu eğlence mekanına çevirmesi "Atatürk’ün adını kullanıp ticaret yapmak" olarak yorumlandı. Kadıköy Belediyesi’nden konuya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi. Tiyatro camiasından da bazı isimler, "bir kültür merkezinin eğlence mekanına dönüşmesi üzücü" yorumunda bulundu.
Müjdat Gezen’den açıklama bekleniyor
Müjdat Gezen, henüz konuya dair resmi bir açıklama yapmadı. Satışın ardından sessiz kalan Gezen’in, özellikle Atatürk büstünün akıbetiyle ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi bekleniyor. Bu arada gece kulübünün, büstü koruyarak binaya farklı bir konsept kazandıracağı konuşuluyor.
Bağımsız değerlendirme
Sanatçıların özel mülkiyetlerinde tasarruf hakkı bulunsa da, Müjdat Gezen’in sembolik değeri yüksek bir binayı eğlence sektörüne devretmesi, kültür-sanat camiasında tartışma yarattı. Özellikle Atatürk büstünün yerinde bırakılması, bazı kesimlerce saygısızlık olarak algılanırken, Gezen’in bu hamlesi sanat ile ticaret arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı.