Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Mart 2009'da helikopter kazasında hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin 17 yıldır devam eden soruşturmada yetkisizlik kararı verdi. Kararda, olayın meydana geldiği Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde yapılan incelemelerin ardından dosyanın, kazanın askeri ve sivil havacılık boyutu nedeniyle Ankara'ya gönderilmesine hükmedildiği öğrenildi.
Yetkisizlik kararının gerekçesi
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verdiği yetkisizlik kararında, olayın meydana geliş şekli ve helikopterin kalkış noktasının Ankara olması gerekçe gösterildi. Soruşturma kapsamında daha önce Ulaştırma Bakanlığı Kaza Kırım Komisyonu raporu ve çeşitli bilirkişi incelemeleri yapılmıştı. Ancak 17 yıl sonra alınan bu kararla dosyanın Ankara'ya sevk edilmesi, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun avukatları, yetkisizlik kararının soruşturmanın derinleştirilmesi adına olumlu bir adım olduğunu belirtirken, sürecin uzamasından duydukları rahatsızlığı da dile getirdi.
17 yıllık dosyanın seyri
Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş mitinginden dönerken kullandığı helikopterin Göksun yakınlarında düşmesi sonucu 5 kişiyle birlikte hayatını kaybetmişti. Olayın hemen ardından başlatılan soruşturma, birçok kez takipsizlik ve yetkisizlik kararlarıyla uzamıştı. 2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla dosyanın tekrar açılması üzerine Kahramanmaraş Başsavcılığı harekete geçmiş, ancak bu kez de yetki konusu gündeme gelmişti. Kararda, helikopterin Ankara'dan kalkması ve olayın birçok boyutunun başkentteki kurumları ilgilendirmesi nedeniyle dosyanın Ankara'da görülmesi gerektiği vurgulandı.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "17 yıldır adalet bekleyen bir dava var. Yetkisizlik kararı süreci uzatmasa da artık neticeye kavuşması gerek. Ankara'da yapılacak soruşturmanın şeffaf ve sonuç odaklı olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Muhsin Yazıcıoğlu ailesi ise kararın ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Her yıl yeniden hatırlanan bu acı, artık son bulmalı. Ankara'ya gönderilen dosyada gerçeklerin ortaya çıkacağına inanıyoruz" dedi.
Ankara detayı neden önemli?
Yetkisizlik kararında en dikkat çeken nokta, dosyanın Ankara'ya gönderilmesi oldu. Zira olayın hemen ardından askeri helikopterlere ilişkin teknik incelemeler ve dönemin siyasi atmosferi, dosyanın başkentte ele alınmasını zorunlu kılıyor. Ankara'daki bir savcılık, helikopterin bakım kayıtları, uçuş planı ve olay anındaki hava koşulları gibi teknik detayları daha kapsamlı araştırabilecek. Ayrıca, dönemin askeri yetkilileri ve sivil havacılık bürokratlarının ifadelerine başvurulması da dosyanın seyrini değiştirebilir.
Hukukçulara göre, yetkisizlik kararı soruşturmanın bağımsız ve tarafsız bir şekilde yürütülmesi açısından doğru bir adım. Ancak 17 yıllık süreçte biriken siyasi ve bürokratik engellerin aşılması zaman alabilir. Ankara'da dosyayı devralacak savcının, konunun hassasiyetini göz önünde bulundurarak derhal harekete geçmesi bekleniyor.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü, Türkiye siyasi tarihinde hala çözülememiş bir dosya olarak yerini koruyor. Kazanın hemen ardından dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, konunun takipçisi olacağını söylemiş, ancak yıllar geçmesine rağmen somut bir ilerleme kaydedilememişti. Şimdi gözler Ankara'da yapılacak soruşturmada. Ailenin ve yakınlarının talebi, hem teknik hem de hukuki boyutlarıyla olayın aydınlatılması. Yetkisizlik kararı, bu yolda atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilse de, kamuoyu artık somut sonuçlar görmek istiyor.