Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yargıya verdiği yeni ifadesinde, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili çarpıcı bir iddiada bulundu. Böcek, İmamoğlu'nun kendisinden 15 milyon avro (yaklaşık 832,7 milyon lira) istediğini, bu tutarın 5 milyon avrosunu teslim ettiğini öne sürdü. Bu açıklama, siyaset kulislerinde deprem etkisi yaratırken, soruşturmanın seyrini de değiştirebilecek nitelikte.
Böcek'in İfadesindeki Detaylar
Muhittin Böcek'in, yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında verdiği yeni ifadede, daha önce CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e 1 milyon avro ve 200 bin dolar para verdiğini itiraf ettiği biliniyordu. Ancak son ifadesinde Böcek, İmamoğlu ile de para alışverişi yaptığını iddia etti. İddiaya göre, İmamoğlu, Böcek'ten 15 milyon avro talep etti. Böcek, bu talebin ardından 5 milyon avroyu İmamoğlu'na teslim etti. Ancak kalan 10 milyon avronun ne zaman ve nasıl ödeneceği konusunda anlaşmazlık yaşandığı öne sürüldü.
Böcek'in avukatları, müvekkillerinin iddialarını somut delillerle destekleyeceklerini belirtirken, bu açıklamanın ifade tutanağına yansıdığı ve dosyaya işlendiği öğrenildi. Soruşturmayı yürüten savcılık, iddiaları doğrulamak amacıyla yeni tanıkları dinlemeye başladı. Ayrıca, bahse konu para transferlerinin banka kayıtları ve telefon görüşmeleriyle tespit edilmesine yönelik çalışma başlatıldı.
İmamoğlu'ndan İlk Tepki
İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan hızlı bir yalanlama geldi. İmamoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, "Benim Muhittin Böcek ile bu tür bir para alışverişim asla olmamıştır. Bu iddialar tamamen asılsızdır. Bu iftiraları kabul etmiyorum. Siyasi kariyerim boyunca hiçbir yolsuzluk olayının içinde yer almadım. Bu tür karalamalarla mücadeleye devam edeceğim" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun avukatları da Böcek hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Öte yandan, CHP cephesinde bu gelişme büyük bir sarsıntı yarattı. Parti içi muhalefet, İmamoğlu'nun adının karıştığı bu iddianın partinin genel başkanlık seçimi öncesinde önemli bir kriz yaratabileceği görüşünde. Özellikle, daha önce Özgür Özel hakkında da benzer itiraflarda bulunan Böcek'in, parti içindeki muhalif kanadı hedef aldığı yorumları yapılıyor. Bazı siyaset analistleri, Böcek'in bu ifadelerinin arkasında, kendisine yönelik suçlamaları hafifletme veya pazarlık yapma amacı olabileceğini düşünüyor.
Soruşturmanın Geçmişi
Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde birçok yolsuzluk iddiasıyla gündeme gelmişti. 2023 yılında başlatılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan Böcek, daha sonra tutuklanmıştı. Soruşturma sürecinde, Böcek'in belediye ihalelerine fesat karıştırma, rüşvet alma ve suç örgütü kurma gibi suçlamalarla karşı karşıya olduğu belirtilmişti.
Böcek'in ilk dikkat çeken itirafı, 2024 yılı başında ortaya çıkmıştı. O dönemde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e 1 milyon avro ve 200 bin dolar rüşvet verdiğini söylemesi, siyasi tarihe geçmiş bir olay olarak kaydedilmişti. Bu ifadelerin ardından Özel, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmuş ve iddiaları yalanlamıştı. Ancak Böcek'in yeni ifadesi, benzer bir iddiayı bu kez İmamoğlu için gündeme getiriyor.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarının ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bir belediye başkanının, aynı partiye mensup diğer bir belediye başkanına bu kadar yüklü miktarda para verdiğine yönelik iddiaların ciddiyeti, hukuki süreçte açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.
Siyasi açıdan bakıldığında, bu iddiaların, muhalefet partisinin genel başkanlık yarışında kullanılmak istenebileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Özellikle, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı için aday adayı olduğu düşünüldüğünde, bu tür suçlamaların siyasi algıyı zedeleyebileceği açık. Ancak iddiaların kanıtlanması, sürecin seyrini belirleyecek en önemli faktör. Hukuki sürecin sonuçlanmasıyla birlikte, bu iddiaların gerçek mi yoksa bir itibar suikasti mi olduğu netlik kazanacaktır. Türk yargısının bu tür davalardaki hızı ve etkinliği, kamuoyunun adalet duygusunu tatmin etmesi açısından kritik öneme sahip.