Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren cemaat mensubu R.Ş., Süleymancıların kayıt dışı finans yapılanmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. R.Ş., toplanan fitre, zekât ve kurban yardımlarının makbuzsuz şekilde yurt dışına kaçırıldığını ve bu yolla elde edilen servetin 100 milyar TL'nin üzerinde olduğunu belirterek, 'Bu miktar buzdağının sadece görünen kısmı' dedi.
Makbuzsuz Yardımlar ve FETÖ Taktiği
R.Ş.'nin ifadesine göre, Süleymancılar, dini vecibeleri istismar ederek topladukları yardımları resmi kayıtlara işlemiyor. Özellikle fitre, zekât ve kurban derileri gibi bağışlar, hiçbir belge düzenlenmeden toplanıyor. Bu paralar, FETÖ'nün finans yapılanmasında kullanılan yöntemlere benzer şekilde, havale ve para transferi yerine kuryeler aracılığıyla veya kripto para üzerinden yurt dışına çıkarılıyor.
Kayıt Dışı Eğitim Kurumları
Cemaatin Türkiye genelinde yüzlerce yurt, okul ve dershanesi bulunuyor. Ancak bu kurumların önemli bir kısmı resmi olarak kayıt altında değil. Öğrenci velilerinden alınan ücretler de elden ve belgesiz şekilde tahsil ediliyor. R.Ş., bu paraların cemaatin lider kadrosu tarafından kontrol edilen hesaplara aktarıldığını ve büyük bir kısmının Almanya, Hollanda ve Belçika'daki dernek hesaplarına gönderildiğini ifade etti.
100 Milyar TL'nin Perde Arkası
R.Ş., ifadesinde şu ana kadar tespit edilen 100 milyar TL'lik servetin yalnızca görünen kısmı olduğunu vurguladı. Cemaatin elinde, üzerine kayıtlı olmayan çok sayıda şirket, taşınmaz ve altın bulunduğunu belirtti. Bu varlıkların gerçek değeriyle birlikte toplam servetin 500 milyar TL'yi aşabileceğini öne sürdü. Ayrıca, bu paraların bir kısmının siyasi ve bürokratik çevrelerde nüfuz sağlamak için kullanıldığı iddia edildi.
Soruşturma Genişliyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, cemaatin finans yapılanmasına yönelik operasyonların süreceği öğrenildi. Alihan Kuriş'in yanı sıra çok sayıda iş insanı ve cemaat yöneticisinin ifadesine başvurulması bekleniyor. R.Ş.'nin verdiği bilgiler doğrultusunda, MASAK'ın da devreye girerek hesapları incelemeye aldığı belirtildi.
Toplumsal Etki ve Güven
Bu iddialar, dini cemaatlere yönelik güveni sarsacak nitelikte. Kimi vatandaşlar, yardımlarının amacına ulaşıp ulaşmadığı konusunda endişeli. Uzmanlar, din istismarı yoluyla toplanan paraların denetlenmesi gerektiğini, aksi takdirde bu tür yapılanmaların önüne geçilemeyeceğini vurguluyor. Ayrıca, FETÖ'nün finans yapısının çözülmesinin ardından benzer yöntemlerin başka cemaatler tarafından da kullanılabileceğine dikkat çekiliyor.
Türkiye'de dini cemaatlerin eğitim, yurt ve yardım gibi alanlarda önemli bir boşluğu doldurduğu biliniyor. Ancak bu tür yapıların şeffaf olmaması, toplumsal denetim mekanizmalarının devreye girmesini zorlaştırıyor. R.Ş.'nin ifşaatları, sadece bir cemaati değil, benzer yapılanmaların tamamını yakından ilgilendiriyor. Soruşturmanın ilerleyen süreçte nereye evrileceği merakla bekleniyor.