Uluslararası endeks sağlayıcısı Morgan Stanley Capital International (MSCI), Türk hisselerinin fiili dolaşım oranını (free float ratio) gözden geçirme potansiyeli olduğunu açıkladı. Bu uyarı, yabancı yatırımcıların Türk piyasalarına olan ilgisini ve portföy akışlarını doğrudan etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. MSCI’nın olası revizyonu, Borsa İstanbul’da işlem gören birçok şirketin endeks ağırlığını değiştirebilir ve yabancı fonların alım-satım kararlarını yönlendirebilir.
MSCI uyarısının detayları
MSCI, periyodik piyasa değerlendirmeleri kapsamında Türk hisselerinin mevcut fiili dolaşım oranlarını incelemeye aldı. Fiili dolaşım oranı, bir şirketin halka açık ve serbestçe işlem gören hisselerinin toplam hisselere oranını ifade ediyor. MSCI endekslerinde, bu oran düştükçe şirketin endeksteki ağırlığı da azalıyor. Uyarı, özellikle düşük dolaşım oranına sahip hisselerin endeksten çıkarılabileceği veya ağırlıklarının azaltılabileceği anlamına geliyor. Bu durum, pasif yatırım fonları aracılığıyla otomatik satış baskısı yaratabilir.
Yabancı yatırımcılar üzerindeki etkisi
Türkiye’ye yönelik yabancı portföy yatırımları son yıllarda dalgalı bir seyir izliyor. MSCI’nın fiili dolaşım oranını revize etmesi, yabancı fonların Türk hisselerine olan talebini yeniden şekillendirebilir. Özellikle, MSCI Türkiye endeksine dahil hisselerde düşük dolaşım oranı, yabancı yatırımcıların bu hisselere olan güvenini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, bu revizyonun Borsa İstanbul’da işlem hacmini ve volatiliteyi artırabileceği görüşünde. Aynı zamanda, yerli yatırımcıların da bu gelişmelere karşı pozisyon alması bekleniyor.
Daha önceki MSCI revizyonları ve piyasa tepkileri
Geçmişte MSCI’nın benzer uyarıları ve fiili dolaşım oranı güncellemeleri, Borsa İstanbul’da sert hareketlere neden olmuştu. Örneğin, 2021 yılında bazı banka hisselerinin dolaşım oranının düşürülmesi, endeksten çıkarılmalara ve önemli değer kayıplarına yol açmıştı. Bu revizyonların genellikle yıl ortasında veya yıllık endeks değerlendirmeleri sırasında yapıldığı belirtiliyor. MSCI’nın Türk hisseleri için yeni revizyon takvimi ise henüz netleşmiş değil.
Bağımsız olarak değerlendirildiğinde, MSCI’nın bu uyarısı Türkiye’nin kurumsal yönetim ve şeffaflık konularında uluslararası normlara uyum sağlama çabalarını yeniden gündeme getiriyor. Fiili dolaşım oranlarının düşük olması, çoğu zaman aile şirketleri veya hâkim ortak yapısından kaynaklanıyor. Bu durumun düzeltilmesi için şirketlerin halka arzı artırıcı veya mevcut payların bir kısmını serbest dolaşıma sunucu adımlar atması gerekebilir. Aksi takdirde, Türk hisseleri MSCI gibi kritik endekslerdeki ağırlığını koruyamaz ve yabancı yatırımcı çekmekte zorlanabilir.