Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası'nı ziyaret etmesi ve adadaki askeri birliklerle temaslarda bulunmasına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu ziyaretin ve adadaki askeri faaliyetlerin Türkiye tarafından kabul edilmeyeceğini bildirdi. Açıklamada, Yunanistan'ın Ege'deki provokatif adımlarının bölgesel istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.
MSB: 'Meis Adası'ndaki askeri varlık uluslararası hukuka aykırı'
MSB'dan yapılan yazılı açıklamada, Yunanistan Başbakanı'nın Meis Adası ziyareti sırasında adadaki askeri unsurlarla gerçekleştirdiği temaslara dikkat çekildi. Açıklamada, "Yunanistan'ın Meis Adası'nda askeri tatbikatlar düzenlemesi ve adayı silahlandırması, 1947 Paris Antlaşması ile belirlenen gayriaskeri statüyü ihlal etmektedir. Bu tür eylemler Türkiye tarafından kabul edilmeyecektir" denildi.
Bakanlık, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini koruma konusunda kararlı olduğunu, Yunanistan'ın provokatif eylemlerine karşı gerekli adımların atılacağını belirtti. Açıklamada ayrıca, diyalog kanallarının açık tutulmasına rağmen Yunanistan'ın tahrik edici faaliyetlerinden vazgeçmediği ifade edildi.
Meis Adası'nın askeri statüsü ve uluslararası hukuk
Meis Adası (Kastellorizo), 1947 Paris Barış Antlaşması ile İtalya'dan Yunanistan'a devredilmiş ve antlaşma gereği gayriaskeri statüde olması gerekiyor. Ancak Yunanistan, son yıllarda adada askeri varlığını artırarak bu statüyü ihlal etmekle suçlanıyor. Türkiye, adanın askerden arındırılmış yapısının korunması gerektiğini sürekli vurguluyor.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in ziyareti, son dönemde Ege'de artan gerilim ortamında gerçekleşti. Türkiye, Yunanistan'ın adaları silahlandırma politikasının bölgesel barışı tehdit ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. MSB'nin açıklaması, bu politikaya karşı net bir duruş sergiliyor.
Taraflar arasındaki gerilim ve olası yansımalar
Yunanistan'ın Meis Adası'ndaki askeri faaliyetleri, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yeni bir krizin habercisi olabilir. Uzmanlar, benzer provokasyonların bölgede tansiyonu yükseltebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin BM ve NATO gibi platformlarda konuyu gündeme getirmesi bekleniyor.
Öte yandan, Yunanistan tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Atina yönetiminin, adanın kendi egemenliğinde olduğunu ve askeri varlığın savunma amaçlı olduğunu savunması muhtemel. İki ülke arasında istikşafi görüşmeler sürse de Ege'deki kıta sahanlığı, karasuları ve hava sahası sorunları çözüme kavuşmuş değil.
Bağlam: Ege'de artan gerilim
Son aylarda Ege ve Doğu Akdeniz'de taraflar arasında karşılıklı suçlamalar arttı. Türkiye, Yunanistan'ın adaları silahlandırmasının yanı sıra kıta sahanlığı konusundaki maksimalist taleplerini de reddediyor. Yunanistan ise Türkiye'yi hava sahasını ihlal etmekle suçluyor. NATO çatısı altında ayrıştırma mekanizmaları devreye alınsa da kalıcı bir çözüm sağlanamadı.
MSB'nin son açıklaması, Türkiye'nin Ege'deki kırmızı çizgilerini bir kez daha ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Diplomatik kaynaklar, taraflar arasında gerilimi düşürmeye yönelik temasların sürdüğünü ancak Yunanistan'ın adımlarının diyalog çabalarını gölgelediğini belirtiyor.
Uluslararası hukuk açısından Meis Adası'nın gayriaskeri statüsü, 1947 Paris Antlaşması'nın ilgili maddeleriyle sabit. Türkiye, bu statünün ihlal edilmesinin sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik mimarisini de olumsuz etkilediğini savunuyor. Yunanistan'ın adadaki askeri varlığını meşrulaştırma çabaları ise uluslararası kamuoyunda karşılık bulmuş değil.
Sonuç olarak, MSB'nin açıklaması, Türkiye'nin Yunanistan'ın Ege'deki statükoyu değiştirmeye yönelik girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilediğini gösteriyor. Önümüzdeki günlerde konunun NATO ve BM platformlarına taşınması ve taraflar arasında yeni bir diplomasi trafiğinin başlaması bekleniyor. Ege'de kalıcı istikrar için diyalog ve karşılıklı saygı esasına dayalı çözüm arayışlarının hızlandırılması gerekiyor.