Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan'ın Ege adalarını silahlandırmasına ilişkin son dakika açıklamasında bulundu. Bakanlık, "Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir" ifadelerini kullandı. Açıklama, uluslararası antlaşmalarla gayri askeri statüde olması gereken adalara yönelik silahlandırma faaliyetlerinin son dönemde artması üzerine geldi.
Yunanistan'ın Adaları Silahlandırmasına Tepki
MSB yetkilileri, Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki bazı adalara askeri yığınak yapmasının, bölgedeki dengeleri bozduğunu ve Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırdığını belirtti. Bakanlık açıklamasında, "Yunanistan'ın uluslararası antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini hatırlatıyoruz. Adaların gayri askeri statüsüne aykırı her türlü eylem, bölgesel barışı tehdit eder" denildi. Türkiye, Lozan ve Paris Antlaşmaları çerçevesinde adaların silahlandırılamayacağını savunuyor.
Son aylarda Yunanistan'ın adalara asker sevk ettiği, askeri araç ve teçhizat konuşlandırdığı yönünde haberler Türk kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. MSB'nin açıklaması, bu tartışmaların ardından geldi. Bakanlık, konunun takipçisi olacağını ve uluslararası platformlarda gündeme getirileceğini vurguladı.
Antlaşmalar ve Uluslararası Hukuk Çerçevesi
Türkiye, Ege'deki adaların statüsünün 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması ile belirlendiğini hatırlatıyor. Bu antlaşmalara göre, Midilli, Sakız, Sisam, İncirli, Kelemez, Limni, Semadirek, Bozcaada, Gökçeada gibi adaların bir kısmı gayri askeri statüde bulunuyor. Yunanistan'ın bu adalara asker ve silah yerleştirmesi, antlaşmalara aykırılık teşkil ediyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, adaların silahlandırılmasının bölgede gerilimi tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. Türkiye, konuyu ikili görüşmelerde ve NATO gibi platformlarda dile getiriyor. MSB açıklaması, Türkiye'nin kararlılığını gösterirken, diyalog kapısını da açık bırakıyor.
Yunanistan tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Atina yönetiminin daha önce adaları savunma hakkı olduğu yönündeki açıklamaları biliniyor. Türkiye ise bu argümanı antlaşmalara aykırı bularak reddediyor.
Bölgesel ve Stratejik Bağlam
Ege Denizi'ndeki adaların silahlandırılması, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde uzun süredir çözülemeyen bir sorun. İki ülke arasında zaman zaman yaşanan gerilimler, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve kıta sahanlığı sorunlarıyla da birleşiyor. Son yıllarda Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması ve Fransa gibi ülkelerle savunma anlaşmaları imzalaması, Türkiye'nin tepkisini çekmişti.
MSB'nin açıklaması, Türkiye'nin Ege'de statükoyu koruma ve antlaşmalara bağlı kalma konusundaki tutumunu yineliyor. Bakanlık, "Türkiye olarak biz barıştan yanayız. Ancak haklarımızı ve antlaşmalardan doğan garantörlük haklarımızı korumaya devam edeceğiz" mesajını veriyor.
Uzmanlar, açıklamanın zamanlamasının önemli olduğunu belirtiyor. Yunanistan'ın adalardaki faaliyetlerine ilişkin uydu görüntüleri ve saha raporları, uluslararası kamuoyunda da tartışılıyor. Türkiye, konuyu Birleşmiş Milletler ve NATO'ya taşıyabileceğini sinyalini verdi.
Değerlendirme
Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklaması, Türkiye'nin Ege'deki hassasiyetlerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yunanistan'ın adaları silahlandırması, sadece ikili ilişkileri değil, NATO içindeki dengeyi de etkileyebilir. Barış ve istikrar çağrısı, Türkiye'nin tansiyonu düşürme yönündeki iradesini gösterirken, antlaşmalara uyulması gerekliliği uluslararası hukukun temel bir prensibi. Bölgede kalıcı çözüm için diyalog ve karşılıklı saygı şart. Ancak tek taraflı adımlar, güven bunalımını derinleştirir. Türkiye'nin açıklaması, bu denklemin önemli bir aktörü olduğunu hatırlatıyor.