Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri'nin mevcut durumuna ilişkin yeni bir yazılı açıklama yaptı. Son dakika bilgisi olarak gelen açıklamada, sistemlerle ilgili çalışmaların çok yönlü olarak devam ettiği ve herhangi bir somut gelişme yaşandığında kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi. Bakanlık kaynakları, sürecin teknik ve diplomatik boyutlarının birlikte yürütüldüğünü vurguladı.
MSB'den yazılı açıklama
MSB'nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, konuyla ilgili herhangi bir takvim veya teknik detay belirtilmezken, sürecin hassasiyetle yürütüldüğü mesajı öne çıktı. Bakanlığın bu kısa ancak anlamlı açıklaması, özellikle son dönemde ABD ile yaşanan S-400 kaynaklı gerginliklerin ardından geldi.
S-400 süreci ve arka plan
Türkiye, Rusya'dan 2017 yılında S-400 hava savunma sistemi satın alma kararı almış ve ilk sevkiyat 2019'da gerçekleşmişti. Bu adım, NATO müttefiki ABD ile ilişkilerde gerilime neden olmuş, Washington, S-400'lerin NATO sistemleriyle uyumlu olmadığı gerekçesiyle Türkiye'yi F-35 programından çıkarmış ve CAATSA yaptırımları uygulamıştı. Türkiye ise S-400'lerin milli güvenlik için kritik olduğunu ve tamamen Türk kontrolünde kalacağını savunuyor. MSB'nin son açıklaması, sistemlerin aktif kullanımına ilişkin belirsizliği sürdürürken, çok yönlü çalışmaların devam ettiği bilgisini teyit ediyor.
Uzmanlar, MSB'nin 'çok yönlü' vurgusunun, sistemin teknik entegrasyonu, bakımı, olası yedek parça ihtiyacı ve uluslararası boyutları kapsadığını değerlendiriyor. Ankara'nın, Rusya ile sözleşme yükümlülüklerini yerine getirirken, ABD ile ilişkileri de dengelemeye çalıştığı belirtiliyor. Öte yandan, Türk savunma sanayiinin yerli hava savunma sistemleri üzerindeki çalışmaları da bu sürece paralel ilerliyor. MSB'nin açıklaması, S-400'lerin kaderiyle ilgili somut bir adım içermese de sürecin canlılığını koruduğunu gösteriyor.