Ticaret Bakanlığı, üzerinde savaş suçlusu Ratko Mladić'in görseli bulunan ve "Made in Türkiye" ibaresi taşıyan bir çorabın Sırbistan'a ihraç edildiğine dair sosyal medyada yayılan paylaşımlar üzerine harekete geçti. Bakanlık, söz konusu ürünün üretildiği iddia edilen İstanbul Bayrampaşa'daki firmayı denetledi. Denetimde bahsi geçen ürüne rastlanmazken, firma hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Denetimde Ürüne Rastlanmadı, Suç Duyurusu Yapıldı
Ticaret Bakanlığı ekipleri, sosyal medyada gündem olan görüntülerin ardından Bayrampaşa'da faaliyet gösteren firmanın iş yerinde incelemelerde bulundu. Yapılan denetimlerde, üzerinde Ratko Mladić'in fotoğrafı ve "Made in Türkiye" ifadesi bulunan çoraba rastlanmadı. Ancak firma yetkilileri hakkında, söz konusu ürünün üretimi ve ihracatına ilişkin suç duyurusu yapıldı. Bakanlık, olayın yargıya taşındığını ve sürecin takipçisi olacağını bildirdi.
Ratko Mladić Kimdir?
Ratko Mladić, 1992-1995 yılları arasında Bosna Savaşı sırasında Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun komutanıydı. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan mahkûm edildi. Özellikle 1995'teki Srebrenitsa Katliamı'ndan sorumlu tutulan Mladić, 2017'de müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sırbistan'da bazı milliyetçi gruplar tarafından hâlâ sempatiyle anılabiliyor. Türkiye'de ise Mladić, Bosna'daki Müslümanlara yönelik katliamların sembol isimlerinden biri olarak görülüyor.
Sosyal Medyada Yankı Uyandırdı
Olay, önce Sırbistan'da bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan fotoğraflarla ortaya çıktı. Görüntülerde, çorabın ambalajında Mladić'in portresinin yanı sıra "Made in Türkiye" yazısı yer alıyordu. Paylaşımların kısa sürede Türkiye'de de gündem olması üzerine Ticaret Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık, konuya ilişkin resmi bir açıklama yaparak denetim başlatıldığını duyurdu.
Firma Hakkında İnceleme Sürüyor
Edinilen bilgilere göre, söz konusu firmanın daha önce de benzer şekilde tartışmalı ürünler üretip üretmediği araştırılıyor. Ticaret Bakanlığı, denetimlerin sadece bu olayla sınırlı kalmayacağını, ihracat ürünlerinde Türkiye'nin itibarını zedeleyebilecek her türlü içeriğe karşı denetimlerin süreceğini açıkladı. Firma yetkilileri ise henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı.
Bosna'dan Tepkiler
Olayın Bosna-Hersek'te de yankı bulması bekleniyor. Srebrenitsa kurbanlarının yakınları, geçmişte de benzer provokasyonlarla karşılaştıklarını belirterek, bu tür ürünlerin engellenmesi çağrısı yapıyor. Bosna'daki bazı sivil toplum kuruluşları, Türkiye'nin konuya hızlı müdahalesini olumlu karşıladıklarını ancak sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade ediyor.
Ticaret Bakanlığı'ndan Açıklama
Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bakanlığımız, ülkemizin uluslararası itibarını zedeleyebilecek her türlü girişime karşı hassasiyetle hareket etmektedir. Söz konusu ürünün ihracatına ilişkin iddialar üzerine derhal denetim başlatılmış, firma hakkında yasal süreç başlatılmıştır. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına gelişmeler takip edilmektedir" denildi.
Uzmanlar: İhracat Ürünlerinde Siyasi Semboller Risk Taşıyor
Dış ticaret uzmanları, ihracat ürünlerinde siyasi veya sembolik içeriklerin yer almasının hem ticari hem de diplomatik riskler doğurabileceğini vurguluyor. Özellikle savaş suçlusu olarak mahkûm edilmiş kişilerin görsellerinin ticari ürünlerde kullanılması, ihracat yapılan ülkelerle ilişkileri olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, firmaların bu tür durumlarda marka itibarını korumak için gerekli önlemleri alması gerektiğini belirtiyor.
Kamuoyu ve Siyasi Partilerden Tepkiler
Olayın basına yansımasının ardından bazı siyasi partiler konuya ilişkin açıklama yaptı. Tepkilerde, Türkiye'nin Bosna'da yaşanan soykırıma karşı her zaman haklı tarafta yer aldığı ve böyle bir ürünün Türkiye ile ilişkilendirilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Sivil toplum kuruluşları da sorumluların bir an önce yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
Yaşanan gelişme, ihracat ürünlerinde siyasi ve sembolik unsurların denetiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarını korumak adına hem resmi kurumların hem de özel sektörün üzerine düşen sorumluluklar bulunuyor. Olayın yargı süreci ve firmanın akıbeti, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.