Ankara'da kendilerini Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) görevlisi olarak tanıtan iki şüpheli, bir iş insanına yargı sürecine müdahale edebilecekleri vaadiyle yaklaşık 5 milyon TL dolandırdı. Mağdurun şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüpheliler, polis ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı. Dolandırıcıların, hedef seçtikleri kişileri sosyal medya ve telefonla arayarak kendilerini tanıttıkları, güven kazandıktan sonra büyük meblağlar talep ettikleri öğrenildi.
Yargılamalara Müdahale Vaadiyle Güven Kazandılar
Edinilen bilgilere göre, mağdur iş insanı E.K., bir süre önce telefonla aranarak kendisini MİT personeli olarak tanıtan kişilerle iletişime geçti. Şüpheliler, E.K.'nin hakkında devam eden bir dava olduğunu belirterek, güçlü bağlantıları sayesinde yargılamalara müdahale edebileceklerini ve lehte sonuç alabileceklerini iddia etti. Bu vaatlerle ikna olan E.K., birkaç taksit halinde toplam 5 milyon TL'yi şüphelilerin hesaplarına gönderdi. Ancak vaat edilen sonuç gerçekleşmeyince dolandırıldığını anlayan E.K., polise başvurdu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında, kimlikleri tespit edilen şüpheliler M.T. ve A.Y., düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda dijital materyal ve bazıları önemli miktarda para bulunan banka hesaplarına ait kayıtlara el konuldu. Şüphelilerin, daha önce de benzer yöntemlerle en az 3 kişiyi dolandırdığı belirlendi.
Kamu Görevlisi Kisvesiyle Dolandırıcılık
Uzmanlar, bu tür olayların giderek arttığına dikkat çekiyor. Özellikle kamu görevlisi veya istihbarat personeli kılığına girerek insanların kolayca güven duyduğunu belirten güvenlik kaynakları, vatandaşların bu tür taleplere karşı dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. MİT'in hiçbir zaman yargı süreçlerine müdahale etmediği, bu tür vaatlerde bulunan kişilere itibar edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Emniyet yetkilileri, benzer dolandırıcılık girişimlerine karşı vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ni araması veya en yakın polis merkezine başvurması konusunda uyarıyor.
Olayın ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.T., çıkarıldığı mahkemece 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan tutuklanırken, A.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın devam ettiği, şüphelilerin daha önce de benzer suçlardan sabıkaları olduğu öğrenildi.
Bu tür dolandırıcılık olaylarının önlenmesi için vatandaşların, kendilerini resmi kurum personeli olarak tanıtan kişilere karşı dikkatli olmaları ve hiçbir şekilde para göndermemeleri gerekiyor. Resmi bir işlem için para talep edilmesi durumunda, öncelikle ilgili kurumun resmi iletişim kanallarından doğrulama yapılması büyük önem taşıyor. Yetkililer, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin artarak devam edebileceği konusunda uyarıyor.
Yargıya güvenin zedelenmesine yönelik bu tür girişimlerin toplumda infial uyandırdığı da kaydediliyor. Uzmanlar, devletin yargı bağımsızlığına gölge düşürücü bu tür girişimlere karşı vatandaşların bilinçlenmesi gerektiğini, hukuk yollarının her zaman açık olduğunu hatırlatıyor. Yaşanan bu olay, hem dolandırıcılık yöntemlerinin ne kadar çeşitlenebildiğini hem de insanların resmi kurumlara duyduğu güvenin istismar edilmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.