Mısır, 1 Ekim'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) askeri geçit törenine tarihinde ilk kez katılacak. Güney Kıbrıs basınında geniş yankı bulan habere göre, Mısır askeri birliği GKRY'nin bağımsızlık günü kutlamaları kapsamında düzenlenecek törende yer alacak. Bu katılım, Mısır'ın Mekke Savunma Anlaşması'na katılmamasının ardından Doğu Akdeniz'deki ittifak tercihlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Mekke Savunma Anlaşması'na katılmayan Mısır, GKRY ile askeri işbirliğini güçlendiriyor
Mısır'ın GKRY askeri geçit törenine katılma kararı, Kahire'nin bölgesel savunma mimarisindeki konumunu netleştirmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Mekke Savunma Anlaşması'nda yer almamasıyla dikkat çeken Mısır, bu anlaşmanın dışında kalarak alternatif güvenlik ortaklıklarına yöneldiğini göstermişti. Türkiye, Mısır'ın anlaşmaya katılmamasının ardından Kahire'yi anlaşmanın "doğal ortağı" olarak lanse etmişti. Ancak Mısır'ın GKRY ile askeri alandaki bu yeni adımı, söz konusu "doğal ortaklık" tanımının ne kadar geçerli olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 1 Ekim'de bağımsızlığının 64. yıl dönümünü kutlayacak. Her yıl düzenlenen askeri geçit törenine bu yıl Mısır'ın da katılacak olması, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Mısır ve GKRY, son yıllarda Doğu Akdeniz'de enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konularında ortak adımlar atmış, 2013'te deniz yetki alanı anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Ankara'nın tepkisini çekmişti.
Doğu Akdeniz'de değişen dengeler
Mısır'ın GKRY askeri geçit törenine katılması, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. Bölgede Yunanistan, GKRY, İsrail ve Mısır arasında enerji ve güvenlik alanında artan işbirliği, Türkiye'yi çevreleme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. Mısır'ın bu yılki geçit törenine katılımı, Kahire'nin Atina ve Lefkoşa ile savunma ilişkilerini derinleştirme yönündeki iradesini ortaya koyuyor.
Öte yandan Mısır'ın içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve Gazze'deki insani kriz, Kahire'nin dış politika önceliklerini etkiliyor. Mısır, bir yandan Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve GKRY ile işbirliğini güçlendirirken, diğer yandan Türkiye ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürüyor. Son aylarda Türkiye ve Mısır arasında karşılıklı ziyaretler ve diyalog girişimleri yaşanmış, iki ülke arasındaki buzların erimesi yönünde adımlar atılmıştı. Ancak Mısır'ın GKRY geçit törenine katılması, bu normalleşme sürecine gölge düşürebilir.
Türkiye, GKRY'yi tanımadığını ve Kıbrıs'ta iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğunu savunuyor. Mısır'ın GKRY askeri geçit törenine katılması, Ankara'nın Kıbrıs politikasına dolaylı bir meydan okuma olarak algılanabilir. Dışişleri kaynakları, konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak diplomatik çevrelerde, bu adımın Türkiye-Mısır ilişkilerindeki hassas dengeleri zorlayabileceği belirtiliyor.
Mısır'ın askeri diplomasisi ve bölgesel yansımalar
Mısır'ın GKRY askeri geçit törenine katılma kararı, Kahire'nin askeri diplomasi araçlarını daha etkin kullandığını gösteriyor. Mısır ordusu, bölgede düzenlenen çok uluslu tatbikatlara ev sahipliği yaparak veya katılarak etkinliğini artırıyor. Bu tür katılımlar, Mısır'ın Doğu Akdeniz'deki güvenlik mimarisinde merkezi bir rol oynama arzusunu yansıtıyor. GKRY ile askeri işbirliği, Kahire'nin Atina ve Lefkoşa ile imzaladığı savunma anlaşmalarının bir uzantısı niteliğinde.
Güney Kıbrıs basınında yer alan haberlere göre, 1 Ekim'deki geçit törenine Mısır'ın yanı sıra Yunanistan, Fransa ve İtalya gibi ülkelerden de askeri birlikler katılacak. Bu geniş katılım, GKRY'nin uluslararası alanda meşruiyetini güçlendirme ve Doğu Akdeniz'deki jeopolitik konumunu pekiştirme çabası olarak okunuyor. Mısır'ın bu tabloda yer alması, Kahire'nin Batı yanlısı güvenlik şemsiyesi altında hareket etme tercihini netleştiriyor.
Bölgesel uzmanlar, Mısır'ın bu adımının Türkiye ile yürütülen normalleşme sürecini olumsuz etkileyebileceği görüşünde. Ancak Mısır'ın aynı anda hem Türkiye ile diyalog hem de GKRY ile askeri işbirliği yürütmesi, Kahire'nin çok yönlü dış politika stratejisinin bir parçası olarak da değerlendiriliyor. Mısır, hem Batı hem de bölgesel aktörlerle ilişkilerini dengeleyerek ulusal çıkarlarını maksimize etmeye çalışıyor.
Sonuç olarak, Mısır'ın GKRY askeri geçit törenine katılması, Doğu Akdeniz'deki ittifak yapılarının ne kadar karmaşık ve değişken olduğunu gözler önüne seriyor. Mekke Savunma Anlaşması'na katılmayan Mısır'ın, GKRY ile askeri alanda yakınlaşması, Türkiye'nin bölgedeki yalnızlığını derinleştirebilir. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin bu hamleye nasıl yanıt vereceği ve Mısır ile yürütülen normalleşme sürecinin seyrini nasıl etkileyeceği merak konusu.