Ankara merkezli 7 ilde yürütülen geniş kapsamlı operasyonda, TOKİ'ye ait bir arsayı sahte belgelerle "miras kaldı" ve "kooperatif mülkü" yalanıyla 20 kişiye satan şüphelilerin yaklaşık 95,5 milyon TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi. Gözaltına alınan 15 şüpheliden 7'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Sahte belgelerle TOKİ arsasını sattılar
Edinilen bilgilere göre, şüpheli grup, TOKİ'ye ait olan ve herhangi bir özel mülkiyet hakkı bulunmayan arsayı, düzenledikleri sahte tapu, veraset ilamı ve kooperatif aidiyet belgeleriyle "miras kalan" bir mülk gibi gösterdi. Kendilerini arsa sahibi veya kooperatif yöneticisi olarak tanıtan şüpheliler, hazırladıkları aldatıcı sözleşmelerle arsayı 20 ayrı kişiye sattı. Mağdurlardan topladıkları paraların toplamı 95 milyon 500 bin TL'yi buldu.
Soruşturma kapsamında, aynı arsanın birden fazla kişiye satıldığı ve bazı mağdurların arsa üzerinde inşaat yapmaya başladığı ancak TOKİ'nin mülkiyet hakkı nedeniyle bu girişimlerin durdurulduğu öğrenildi. Şüphelilerin, mağdurlara gerçek dışı vaatlerde bulunarak güven sağladığı, hatta bazı kurbanlara sahte "tapu senedi" ve "hisse devir belgesi" verdikleri belirlendi.
7 ilde eş zamanlı operasyon: 15 gözaltı, 7 tutuklama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara'nın yanı sıra İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Konya ve Adana'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı; 8'i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin üzerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda çok sayıda sahte belge, tapu fotokopisi, noter sözleşmesi ve dijital materyal ele geçirildi. Ayrıca, şüphelilerin mağdurlardan aldıkları paraları farklı banka hesapları ve kripto varlıklar üzerinden aklamaya çalıştıkları iddia edildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile koordineli yürütülen incelemede, para transferlerinin izini sürülüyor.
Mağdurlar arasında esnaf ve emekliler var
Dolandırılan 20 kişi arasında küçük esnaf, emekli ve birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaşların bulunduğu öğrenildi. Mağdurlardan bazılarının arsa üzerinde tarım yapmak veya konut inşa etmek için kredi çektiği, ancak hem paralarını hem de umutlarını kaybettiği belirtildi. Zararın toplamı 95,5 milyon TL olarak hesaplanırken, gerçek mağdur sayısının soruşturma derinleştikçe artabileceği ifade ediliyor.
Olayın ortaya çıkması, TOKİ'nin söz konusu arsaya ilişkin mülkiyet hakkını kullanması ve arsa üzerinde yapılaşma girişimlerini durdurmasıyla başladı. Durumdan haberdar olan mağdurlar, sol elleriyle sahte belgelerle kandırıldıklarını anlayınca savcılığa suç duyurusunda bulundu.
TOKİ'den açıklama: 'Mülkiyet hakkımız saklı'
TOKİ yetkilileri, söz konusu arsanın kurum mülkiyetinde olduğunu ve üçüncü kişilere satılmasının hukuken mümkün olmadığını vurguladı. Açıklamada, "Kurumumuza ait taşınmazlar üzerinde gerçek dışı beyanlarla işlem yapanlarla ilgili hukuki süreç titizlikle takip edilmektedir. Vatandaşlarımızın bu tür aldatıcı girişimlere karşı dikkatli olması ve resmi kurumlardan teyit alması önemlidir" denildi.
Uzmanlar, son yıllarda benzer dolandırıcılık vakalarının arttığına dikkat çekerek, özellikle arsa ve gayrimenkul alım-satımında tapu kaydının mutlaka ilgili tapu müdürlüğünden sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Sahte belgelerle yapılan satışlarda alıcıların iyi niyetli olsa bile mülkiyet hakkı elde edemediği, bu nedenle mağduriyetin önlenmesi için hukuki danışmanlık alınması tavsiye ediliyor.
Soruşturma genişletiliyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü, şüphelilerin geçmişte benzer suçlara karışıp karışmadığının araştırıldığını bildirdi. Ayrıca, arsanın satışında aracılık yapan emlakçılar ve sahte belgeleri düzenleyen kişilerin de tespit edilmeye çalışıldığı öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinde, bazı mağdurların "kooperatif üyeliği" vaadiyle kandırıldığı, bazılarının ise doğrudan arsa satın aldığını düşündüğü belirtildi.
Bu tür dolandırıcılık olaylarında mağdurların zararının tazmin edilmesi genellikle uzun yargı süreçleri gerektiriyor. Hukukçular, sahte belgelerle yapılan satışlarda alıcıların "iyi niyet" iddiasının çoğu zaman koruma sağlamadığını, çünkü tapu kaydının esas olduğunu hatırlatıyor.