Ağrı'nın Patnos ilçesinde 2021 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin yeniden görülen davada karar çıktı. Mahkeme, tutuklu sanık N.A.'yı 'canavarca hisle kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Karar, Leyla'nın ailesi ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Dava sürecinde yaşananlar
Leyla Aydemir, 2021 yılının Eylül ayında ailesinin evinin önünde oynarken kaybolmuş, 18 gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedeni bir dere yatağında bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan N.A., 'çocuğun cinsel istismarı ve kasten öldürme' suçlamalarıyla tutuklanmıştı. İlk yargılama sürecinde mahkeme, N.A.'yı aynı suçtan mahkûm etmiş ancak karar Yargıtay tarafından eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuştu. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, mahkeme heyeti sanığın suçunu sabit görerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti.
Yeniden yargılama ve karar
Davada, Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden yapılan yargılamada, mahkeme heyeti sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu, suçu kasten ve canavarca hislerle işlediğini değerlendirdi. Mahkeme ayrıca sanığa 'cinsel istismar' suçundan da 18 yıl hapis cezası verdi. Aile avukatı kararı olumlu karşılarken, 'Adalet yerini buldu ancak bu acı hiçbir zaman dinmeyecek' dedi.
Toplumsal yankılar
Leyla Aydemir'in ölümü, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet konularında kamuoyunda büyük infial yaratmış, sosyal medyada #LeylaİçinAdalet etiketiyle kampanyalar düzenlenmişti. Olay, aynı zamanda çocuk güvenliği ve istismar vakalarının önlenmesine yönelik yasal düzenlemelerin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Bu tür davalar, Türkiye'de yargı sisteminin caydırıcılığı açısından önem taşırken, toplumun çocukların korunması konusundaki hassasiyetini de gözler önüne seriyor. Uzmanlar, benzer olayların yaşanmaması için erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi ve cezaların caydırıcılığının artırılması gerektiğini vurguluyor.