Londra'nın güneydoğusunda yer alan Millwall Football Club, futbol dünyasında "kimsenin sevmediği kulüp" olarak anılıyor. 1885'te kurulan ve uzun yıllar İngiltere'nin alt liglerinde mücadele eden kulüp, özellikle 1970'ler ve 1980'lerde taraftar şiddetiyle anılan olaylarla gündeme geldi. Bugün bile Millwall denince akla ilk gelen, holiganizm ve tribün kavgaları oluyor. Kulübün taraftar grubu ise bu durumu kabullenmiş görünüyor: "Bizi kimse sevmiyor" diyerek adeta bir kimlik haline getirmiş durumdalar.
Kötü şöhretin kökenleri
Millwall'ın kötü şöhreti, 1970'lerde başlayan ve 1980'lerde zirveye ulaşan holiganizm dönemine dayanıyor. O dönemde İngiliz futbolunda tribün şiddeti yaygındı; ancak Millwall taraftarları arasındaki "Millwall Bushwackers" adlı grup, en sert gruplardan biri olarak ün saldı. 1978'de Millwall ile Charlton Athletic arasındaki maçta çıkan olaylar, dönemin en büyük tribün kavgalarından biri olarak kayıtlara geçti. 1985'te Luton Town ile oynanan FA Cup maçında çıkan olaylar sonucu kulüp, tarihinde ilk kez ciddi yaptırımlarla karşılaştı. 1988'de ise Millwall, Football League tarafından "en kötü taraftar davranışı" nedeniyle özel bir soruşturmaya tabi tutuldu.
1990'larda da benzer olaylar devam etti. 1994'te Millwall ile Birmingham City arasındaki play-off yarı finali sonrası çıkan olaylarda onlarca kişi yaralandı ve onlarca taraftar gözaltına alındı. Bu olaylar, Millwall'ın "İngiltere'nin en nefret edilen kulübü" etiketini daha da pekiştirdi.
Taraftarların bakış açısı
Millwall taraftarları, bu kötü şöhretin kendilerine haksız yere yüklendiğini savunuyor. "Bizi kimse sevmiyor" sloganı, aslında bir tür meydan okuma olarak görülüyor. Taraftarlar, medyanın ve futbol otoritelerinin kendilerini damgaladığını, geçmişte kalan olayların sürekli gündeme getirildiğini belirtiyor. Kulübün resmi taraftar derneği, son yıllarda aile dostu bir ortam yaratmak için çeşitli kampanyalar yürütüyor. "Millwall'ı sevmiyorsanız, sorun sizde" gibi ironik sloganlar da taraftarlar arasında popüler.
Günümüzde durum
Bugün Millwall, Championship'te mücadele ediyor. Kulübün stadyumu The Den, 2019'da yenilenerek modern bir görünüme kavuştu. Tribünlerde şiddet olayları büyük ölçüde azalmış olsa da, Millwall deplasman maçlarında polis eşliğinde seyahat eden taraftarlarıyla hâlâ dikkat çekiyor. 2022'de bir maçta çıkan küçük çaplı olaylar, medyada hemen "Millwall yine karıştı" başlıklarıyla yer buldu. Kulüp yönetimi, bu tür olaylara sıfır tolerans gösterdiklerini ve sorumluların kulüpten men edileceğini açıkladı.
Neden bu kadar nefret ediliyor?
Millwall'ın nefret edilmesinin birkaç nedeni var. Birincisi, tarihsel holiganizm. İkincisi, kulübün çalışan sınıftan gelen ve "sert" kimliğiyle övünen taraftar profili. Üçüncüsü ise, İngiliz futbolunda "herkesin nefret ettiği" bir takımın varlığı, bir tür denge unsuru olarak görülüyor. Bazı futbol yorumcuları, Millwall'ın bu imajının aslında bir marka haline geldiğini ve kulübün bundan ticari olarak da faydalandığını belirtiyor.
Millwall, 2004'te FA Cup finaline çıkarak büyük bir başarı elde etti ve o sezon UEFA Kupası'nda mücadele etti. Ancak bu başarı bile kulübün imajını değiştirmeye yetmedi. 2017'de kulüp, "Millwall IFC" adında bir uluslararası taraftar ağı kurdu ve dünya çapında taraftar toplamaya başladı. Bugün ABD, Avustralya ve İskandinav ülkelerinde Millwall taraftar grupları bulunuyor.
Sonuç olarak, Millwall'ın "dünyanın en nefret edilen kulübü" olarak anılması, hem tarihsel olaylardan hem de taraftar kültüründen kaynaklanıyor. Ancak bu etiket, kulübün ve taraftarlarının bir parçası haline gelmiş durumda. Belki de bu yüzden hâlâ ayakta ve hâlâ konuşuluyor. Çünkü nefret edilmek de bir tür var olma biçimi.