2026 Dünya Kupası'nda A Milli Takım, Avustralya ve Paraguay karşısında aldığı mağlubiyetlerle turnuvaya grup aşamasında veda etti. İlk maçta Avustralya'ya 2-0, ikinci maçta Paraguay'a 1-0 yenilen Türkiye, oyun üstünlüğüne rağmen skor üretmekte büyük sıkıntı çekti. Bu sonuçlar, takımın turnuvada beklentilerin çok uzağında kaldığını gösterdi.
Oyun üstünlüğü var, gol yok
A Milli Takım, her iki maçta da rakiplerine oranla daha fazla topa sahip oldu ve daha fazla şut çekti. Ancak bu üstünlük, skora yansımadı. Avustralya karşısında yüzde 60 topa sahip olma oranı ve 12 şut (4 isabetli) gibi istatistikler yakalanırken, Paraguay maçında ise yüzde 58 topa sahip olma ve 10 şut (3 isabetli) kaydedildi. Buna karşılık Avustralya 5 şutta 2 gol, Paraguay ise 8 şutta 1 gol buldu. Ayrıca Türkiye, her iki maçta da ofsayt sayısı ve duran top etkinliği açısından geride kaldı.
Rakip takımların form durumu
Avustralya, son 10 maçında 7 galibiyet 2 beraberlik 1 mağlubiyet alırken, Paraguay ise 5 galibiyet 3 beraberlik 2 mağlubiyetlik bir grafik çiziyordu. Türkiye'nin son 10 maçındaki performansı ise 4 galibiyet 3 beraberlik 3 mağlubiyet şeklindeydi. Özellikle Avustralya'nın atletik yapısı ve Paraguay'ın savunma direnci, Türkiye'nin hücum varyasyonlarını etkisiz hale getirdi.
Milli Takım'ın kadrosunda yer alan oyuncuların Avrupa'daki takımlarında düzenli forma şansı bulamaması da form düşüklüğüne neden oldu. Teknik heyet, oyuncu seçiminde son dönem form durumunu dikkate almadığı gerekçesiyle eleştirildi.
Turnuvanın favorileri arasında gösterilmeyen Türkiye, iki maç sonunda gol atamadan elenerek büyük hayal kırıklığı yarattı. Tüm bu veriler ışığında, Türk futbolunun yapısal sorunları bir kez daha gündeme geldi. Altyapıdan yetişen oyuncu kalitesi, taktik disiplin ve maç içi yönetim gibi konularda köklü değişiklikler yapılmadığı sürece benzer hayal kırıklıklarının yaşanabileceği değerlendiriliyor.