TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Siyaset

Milli iradeye demokratik zırh: Vesayet dönemi kapandı

✍️ TercihHaber 📖 2 dk okuma
Milli iradeye demokratik zırh: Vesayet dönemi kapandı

Türkiye'de demokrasi, on yıllar süren vesayet gölgesinin ardından nihayet milli iradeyi tahkim eden bir demokratik zırha kavuştu. Yakın geçmişte askeri müdahale beklentisiyle yaşamak, siyasetin her karesine sindirilmiş bir gerçeklikti. Ancak son 15 yılda hayata geçirilen yapısal reformlar ve güçlü siyasi irade sayesinde, vesayet odakları sistemden ayıklanarak halkın iradesi her alanda belirleyici hale geldi.

Demokratik zırh nasıl örüldü?

Eski Türkiye'de siyaset, adeta bir denetim mekanizmasının gözetiminde yapılırdı. Seçimle iş başına gelen hükümetlerin kararları, çoğu zaman gayriresmi güç odakları tarafından test edilirdi. Askeri vesayet, sadece darbe dönemlerinde değil, normal demokratik süreçlerde bile bir korku ve baskı unsuru olarak varlığını sürdürüyordu. 1960, 1971, 1980 ve 1997 müdahaleleri, halkın seçtiği yönetimlerin üzerinde bir 'bekçi' olduğu izlenimini pekiştirdi.

Ancak 2000'li yılların başından itibaren başlayan reform dalgası, bu yapıyı kökünden değiştirdi. AB uyum süreci kapsamında yapılan anayasal ve yasal düzenlemeler, sivil siyasetin alanını genişletti. Milli Güvenlik Kurulu'nun yapısı değiştirildi, askeri yargının yetkileri sınırlandırıldı, sivil-asker ilişkileri demokratik normlara kavuşturuldu.

Vesayet artık rafa kalktı

Bugün gelinen noktada, Türkiye siyaset sahnesinde vesayet söylemleri geçerliliğini yitirdi. Ne ordu ne de diğer geleneksel güç odakları, hükümetlerin önünde bir engel teşkil ediyor. Tam tersine, milli iradeye saygı, siyasal sistemin merkezine oturmuş durumda. Seçim sonuçları tartışmasız kabul görüyor, hükümetler programlarını özgürce uyguluyor.

Bu değişim, elbette bir gecede olmadı. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi, vesayetin en son ve en kanlı haliydi. Milletin sokaklara dökülerek demokrasisine sahip çıkması, bu eski alışkanlığın son kırıntılarını da ortadan kaldırdı. Ardından gelen OHAL döneminde yapılan düzenlemeler, askeri bürokrasi ve yargıda vesayetçi yapılanmaları tasfiye etti. Bugün Türkiye'de demokrasi, seçilmişlerin yanında anayasal kurumlarla da korunuyor.

Her ne kadar eleştiriler olsa da, vesayetin fiilen sona ermesi, siyasetin normalleşmesi açısından önemli bir kazanım. Eski dönemlerde bir genelkurmay başkanının bir cümlesinin hükümet düşürebildiği günlerden, bugün siyasetin tamamen sivil aktörler tarafından yapıldığı bir sisteme evrildik. Bu dönüşüm, Türk demokrasisinin gelişiminde en kritik eşiklerden biri olarak kayıtlara geçti.

Gelecekte benzer krizlerin yaşanmaması için sivil siyasetin güçlendirilmesi ve demokratik kurumların daha da sağlamlaştırılması gerekiyor. Ancak bugün ulaşılan seviye, geçmişle mukayese edildiğinde büyük bir mesafe kat edildiğini gösteriyor. Vesayet, artık tarihin tozlu sayfalarında yerini almış durumda.

Etiketler:
milli iradedemokrasivesayetaskeri müdahalesiyaset

İlgili Haberler

Sendikacılıkta Amerikan Etkisi: NATO Zirvesi Hediyeleri Tartışma Yarattı
Siyaset

Sendikacılıkta Amerikan Etkisi: NATO Zirvesi Hediyeleri Tartışma Yarattı

12 dk önce

Kılıçdaroğlu'nun TV100 Yayını: Yeni Sorular ve Doğrulanan Öngörüler
Siyaset

Kılıçdaroğlu'nun TV100 Yayını: Yeni Sorular ve Doğrulanan Öngörüler

12 dk önce

Ayrıntıları Devleştiren Metin And
Siyaset

Ayrıntıları Devleştiren Metin And

17 dk önce

Atatürk'ün Türkçe Devrimi: TDK'nın Kuruluşunun 96. Yılı
Siyaset

Atatürk'ün Türkçe Devrimi: TDK'nın Kuruluşunun 96. Yılı

17 dk önce