Meta, 2022 sonlarında gerçekleştirdiği toplu işten çıkarmalarda yapay zeka destekli bir performans değerlendirme sistemi kullandığı ve bu sistemin sağlık sorunları veya doğum izni nedeniyle işe gelemeyen çalışanları haksız yere düşük performanslı göstererek ayrımcılık yaptığı iddiasıyla toplu davayla karşı karşıya. Davacı çalışanlar, şirketin yapay zeka algoritmasının objektif kriterler yerine öznel ve ayrımcı verilere dayandığını savunuyor.
Yapay zeka değerlendirme sistemi nasıl işledi?
Meta’nın kullandığı yapay zeka sistemi, çalışanların işe devamlılığı, proje tamamlama süreleri ve ekip içi iletişim verilerini analiz ederek bir performans puanı oluşturuyor. Ancak davacılar, hastalık izni, doğum izni veya ailevi nedenlerle işe gelemeyen çalışanların bu sürelerde düşük devamlılık verisi ürettiği için sistematik olarak daha düşük puan aldığını iddia ediyor. Örneğin, doğum iznindeki bir çalışan birkaç ay boyunca e-posta trafiği veya toplantı katılımı göstermediği için algoritma tarafından “verimsiz” olarak etiketleniyor.
Dava dilekçesinde, Meta’nın 2022’de işten çıkardığı 11 bin çalışanın büyük bir kısmının, özellikle sağlık sorunları olan veya ebeveyn izni kullanan kişiler olduğu belirtiliyor. Şirket ise işten çıkarmaların tamamen iş performansına dayandığını ve yapay zeka sisteminin herhangi bir ayrımcılık yapmadığını savunuyor.
Meta’nın savunması ve hukuki süreç
Meta, yaptığı açıklamada, işten çıkarma kararlarının yalnızca yapay zeka raporlarına değil, aynı zamanda yönetici değerlendirmelerine ve insan kaynakları uzmanlarının incelemelerine dayandığını ifade etti. Şirket, algoritmik karar alma süreçlerinin hiçbir zaman tek başına belirleyici olmadığını, aksine insan denetiminin sürekli devrede olduğunu vurguladı. Ancak davacılar, bu denetimlerin yetersiz olduğunu ve yapay zeka puanlarının nihai kararda ağırlıklı rol oynadığını öne sürüyor.
Dava, Kaliforniya’daki San Mateo İlçesi Yüksek Mahkemesi’nde görülüyor. Eğer mahkeme Meta’yı suçlu bulursa, şirket milyonlarca dolar tazminat ödemek zorunda kalabilir. Ayrıca, bu dava benzer yapay zeka uygulamalarına sahip diğer teknoloji şirketleri için de emsal teşkil edebilir.
Yapay zeka ve iş hukuku: Gelecekte neler bekleniyor?
Bu dava, yapay zeka sistemlerinin işe alım ve performans değerlendirme gibi süreçlerde kullanımının hukuki boyutunu bir kez daha gündeme getirdi. ABD’deki Mevcut İş Hukuku, yapay zeka kullanımını doğrudan düzenlemiyor; ancak ayrımcılık yasaları, makine öğrenimi modellerinin de insan kararları gibi eşitlik ilkesine uymasını gerektiriyor. Uzmanlar, Meta davasının sonucunun, algoritmik kararların denetlenebilirliği ve şeffaflığı konusunda yeni standartlar belirleyebileceğini belirtiyor.
Teknoloji endüstrisinde yapay zeka destekli insan kaynakları yönetim araçlarının yaygınlaştığı bir dönemde, bu dava önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Şirketlerin, yapay zeka sistemlerini devreye almadan önce olası ayrımcılık risklerini değerlendirmesi ve bu sistemleri sürekli denetleyecek mekanizmalar kurması gerekiyor. Aksi halde, benzer davalarla karşılaşmaları kaçınılmaz hale gelebilir.