Meta Platforms Inc., toplu işten çıkarmalar sırasında yapay zeka algoritmalarını kullanarak yaş, cinsiyet ve ırk temelinde ayrımcılık yaptığı iddiasıyla ABD'de bir davayla karşı karşıya. Kaliforniya'da açılan davada, eski bir Meta çalışanı olan John Smith, şirketin 2022-2023 yılları arasında gerçekleştirdiği yaklaşık 21.000 kişilik işten çıkarmada, performans değerlendirme sistemlerine yapay zeka entegre ederek kıdemli ve azınlık çalışanları orantısız şekilde hedef aldığını iddia ediyor. Meta ise iddiaları kesin bir dille reddederek, işten çıkarmaların objektif kriterlere dayandığını ve yapay zekanın yalnızca destekleyici bir araç olarak kullanıldığını savunuyor.
İddiaların Detayları
Davacı Smith'e göre, Meta'nın insan kaynakları departmanı, işten çıkarılacak çalışanları belirlemek için şirket içi bir yapay zeka modeli kullandı. Bu model, çalışanların geçmiş performans verilerini, proje katılımlarını ve yönetici geri bildirimlerini analiz ederek bir 'puan' oluşturuyordu. Ancak Smith, bu puanlamanın yaşlı çalışanları, kadınları ve bazı etnik grupları sistematik olarak daha düşük puanladığını öne sürüyor. Dava dilekçesinde, 45 yaş üstü çalışanların işten çıkarılma olasılığının genç meslektaşlarına göre %30 daha fazla olduğu ve siyahi çalışanların beyazlara kıyasla %20 daha yüksek risk altında olduğu yönünde istatistiksel veriler sunuldu. Meta sözcüsü yaptığı açıklamada, "Şirketimiz, işten çıkarma süreçlerinde yasalara tam uyumlu hareket etmektedir. Yapay zeka yalnızca veri analizini hızlandırmak için kullanılmış, nihai kararlar her zaman insan yöneticiler tarafından verilmiştir" dedi.
Teknoloji Dünyasında Etik Tartışmaları
Bu dava, büyük teknoloji şirketlerinin insan kaynakları süreçlerinde yapay zeka kullanımına yönelik artan endişeleri yeniden alevlendirdi. 2023 yılında Amazon, işe alım aracında kadın adayları elemesiyle gündeme gelmişti. Benzer şekilde, Microsoft ve Google da çeşitli algoritmik ayrımcılık iddialarıyla karşı karşıya kalmıştı. Uzmanlar, yapay zeka modellerinin geçmiş verilerle eğitildiğinde mevcut önyargıları sürdürebileceğine dikkat çekiyor. Cornell Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Demir, "Algoritmalar, tarihsel verilerdeki insan önyargılarını öğrenir ve bunları pekiştirir. Meta'nın davası, yapay zeka etiğinin sadece teorik bir konu olmadığını, gerçek hayatta ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Avrupa Birliği'nin yakın zamanda kabul ettiği Yapay Zeka Yasası, yüksek riskli uygulamalar kategorisinde işe alım ve işten çıkarma süreçlerini de kapsıyor. ABD'de ise benzer bir federal düzenleme henüz bulunmuyor, ancak eyalet düzeyinde yasalar tartışılıyor.
Meta'nın karşı karşıya olduğu dava, teknoloji devlerinin çalışan hakları ve yapay zeka etiği konusunda daha şeffaf olmaları gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Şirketin bu davayı kaybetmesi halinde, yalnızca tazminat ödemekle kalmayıp, işten çıkarma süreçlerini tamamen yeniden yapılandırmak zorunda kalabilir. Yapay zekanın iş dünyasındaki rolü tartışılmaya devam ederken, bu dava önümüzdeki yıllardaki düzenlemelere de ışık tutacak gibi görünüyor.