Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugünkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini değiştirmedi. Faiz, %37 seviyesinde sabit tutuldu. Böylece iş dünyasının ve piyasaların büyük bölümünün beklediği indirim gerçekleşmedi. Merkez Bankası, en son 2026 Ocak ayındaki toplantıda politika faizini %38'den %37'ye indirmişti. O tarihten bu yana geçen yaklaşık sekiz ayda yapılan son beş toplantıda ise faize hiç dokunulmadı.
Piyasa beklentisi ile Merkez'in kararı arasındaki fark
Toplantı öncesinde başta sanayi ve ticaret odaları olmak üzere iş dünyasının önde gelen temsilcileri, faiz indirimi yönünde güçlü sinyaller vermişti. Ekonomi yönetiminden gelen açıklamalar da indirim beklentisini artırmıştı. Ancak Merkez Bankası, enflasyon görünümündeki riskleri ve fiyat istikrarını koruma önceliğini gerekçe göstererek faizi sabit bıraktı. Karar metninde, "Enflasyonun ana eğiliminde kalıcı bir düşüş sağlanana kadar sıkı duruşun sürdürüleceği" ifadesi yer aldı.
Politika faizinin %37'de kalması, kredi faizleri, mevduat getirileri ve döviz kurları üzerinde doğrudan etkili olacak. Uzmanlar, özellikle konut ve taşıt kredisi kullanmak isteyenlerin bir süre daha yüksek maliyetlerle karşılaşacağını belirtiyor. İşletmeler açısından ise yatırım kararları ve nakit akışı planlaması olumsuz etkilenebilir.
Faiz kararının arka planı: Enflasyonla mücadelede son durum
Merkez Bankası'nın faiz kararlarında belirleyici olan temel gösterge enflasyon. Son açıklanan verilere göre yıllık enflasyon çift haneli seviyelerde seyrediyor. Gıda, enerji ve hizmet fiyatlarındaki katılık, para politikasının gevşetilmesini zorlaştırıyor. Merkez Bankası, 2026 Ocak ayındaki indirimin ardından faizi sabit tutarak piyasalara "bekle ve gör" mesajı verdi. Ekonomistler, faiz indirimi için enflasyonda kalıcı bir düşüş trendinin yanı sıra maliye politikalarının da destekleyici olması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, Merkez Bankası'nın faiz koridorunun üst bandında veya likidite yönetiminde bir değişikliğe gitmemesi, mevcut sıkı duruşun devam edeceği şeklinde yorumlandı. Karar sonrası açıklama yapan bazı bankacılık analistleri, yıl sonuna kadar faiz indirimi beklentilerinin zayıfladığını, hatta bir sonraki toplantıda da sabit tutulabileceğini ifade etti.
Piyasaların tepkisi ve bundan sonrası
Kararın ardından döviz kurlarında sınırlı bir hareketlilik görüldü. Borsa İstanbul'da bankacılık hisseleri değer kaybederken, sanayi şirketlerinde karışık bir seyir izlendi. Tahvil faizleri ise bir miktar yükseldi. Ekonomistler, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde atacağı adımların büyük ölçüde enflasyon verilerine ve küresel finansal koşullara bağlı olacağını belirtiyor.
Hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak ekonomi yönetiminin, fiyat istikrarına vurgu yapan söylemini sürdürmesi bekleniyor. İş dünyası ise faiz indirimi beklentisini bir süre daha ertelemek zorunda kalabilir. Merkez Bankası'nın bir sonraki PPK toplantısı öncesinde açıklanacak enflasyon verileri, faiz patikasına dair ipuçları verecek.
Sonuç olarak, Merkez Bankası'nın faizi sabit tutma kararı, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı olarak okunabilir. Ancak bu durum, ekonomik büyüme ve istihdam üzerinde kısa vadede baskı oluşturabilir. Faiz indirimi bekleyen kesimler için ise belirsizlik sürüyor. Önümüzdeki aylarda enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmazsa, Merkez Bankası'nın mevcut politikasını değiştirmesi zor görünüyor.