2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), sigorta ve özel emeklilik sektöründe önemli düzenlemeleri beraberinde getiriyor. Program çerçevesinde, önümüzdeki üç yıl içinde zorunlu afet sigortası ve devlet destekli alacak sigortası gibi yenilikçi araçların hayata geçirilmesi planlanıyor. Ayrıca yurt içi tasarrufların ve tasarruf bilincinin artırılması amacıyla finansal okuryazarlık programları ve özel emeklilik sisteminde (BES) teşviklerin genişletilmesi öngörülüyor.
Zorunlu Afet Sigortası ve Devlet Destekli Alacak Sigortası
OVP'de yer alan hedefler doğrultusunda, afet risklerine karşı sigorta penetrasyonunun artırılması için zorunlu afet sigortası sistemi kurulacak. Bu sistem, deprem, sel, heyelan gibi doğal afetlerde vatandaşların mağduriyetini azaltmayı ve devletin üzerindeki mali yükü hafifletmeyi amaçlıyor. Halihazırda Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) bulunuyor ancak yeni düzenleme ile afet sigortasının kapsamının genişletilmesi ve diğer afet türlerini de içermesi bekleniyor.
Öte yandan, devlet destekli alacak sigortası ile KOBİ'lerin ve ihracatçıların ticari alacaklarının güvence altına alınması hedefleniyor. Bu mekanizma, özellikle ekonomik dalgalanma dönemlerinde işletmelerin nakit akışını koruyarak iflas risklerini azaltacak. Devlet destekli alacak sigortası, ihracat kredi sigortasına benzer bir yapıda kurgulanacak ve belirli bir limit dahilinde devlet tarafından desteklenecek.
Yurt İçi Tasarrufların Artırılması ve BES Teşvikleri
Programın bir diğer ayağı, yurt içi tasarruf oranlarının yükseltilmesi. Türkiye'de hanehalkı tasarruf eğiliminin düşük olması, cari açık ve finansal kırılganlık açısından risk oluşturuyor. OVP, tasarruf bilincini artırmak için eğitim kampanyaları, vergi teşvikleri ve otomatik katılım sisteminin genişletilmesi gibi adımları içeriyor. Özellikle Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) devlet katkısının artırılması ve fon çeşitliliğinin genişletilmesi planlanıyor. Bu sayede uzun vadeli tasarrufların finansal sisteme kazandırılması ve sermaye piyasalarının derinleştirilmesi amaçlanıyor.
Ayrıca, özel emeklilik alanında otomatik katılımın kapsamının genişletilmesi, işveren katkılarının teşvik edilmesi ve bireysel emeklilik hesaplarının miras yoluyla devredilebilmesi gibi yenilikler gündemde. Bu düzenlemeler, uzun vadeli tasarrufu cazip hale getirerek sistemin tabana yayılmasını sağlayacak.
Sektörün Beklentileri ve Olası Etkiler
Sigorta ve özel emeklilik sektörü temsilcileri, OVP'de yer alan hedeflerin sektörün büyümesine katkı sağlayacağını belirtiyor. Zorunlu afet sigortası, prim üretiminde artış yaratırken; devlet destekli alacak sigortası ise ticari sigortalarda yeni bir pazar oluşturacak. Ancak, uygulamada karşılaşılabilecek zorluklar da var: Afet sigortasının zorunlu hale getirilmesi, denetim ve tahsilat mekanizmalarının etkin çalışmasını gerektiriyor. Ayrıca, devlet destekli alacak sigortasının bütçe üzerindeki yükü ve olası ahlaki tehlike (moral hazard) riski dikkatle yönetilmeli.
BES tarafında ise, otomatik katılımın genişletilmesi ve devlet katkısının artırılması, sistemdeki fon büyüklüğünü artıracak. Ancak, enflasyonist ortamda reel getiri sağlanması ve katılımcıların sistemde kalma süresinin uzatılması için ek teşvikler gerekebilir. OVP'nin başarısı, makroekonomik istikrar ve enflasyonla mücadeledeki kararlılığa bağlı.
Sonuç olarak, 2027-2029 Orta Vadeli Program, sigorta ve özel emeklilik sektörü için kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Zorunlu afet sigortası ve devlet destekli alacak sigortası, sektörün geleceğini şekillendirecek iki ana unsur olarak öne çıkıyor. Yurt içi tasarrufların artırılması hedefi ise, sadece sigorta sektörünü değil, genel finansal istikrarı da yakından ilgilendiriyor. Programın uygulanması, sektör paydaşlarının işbirliği ve etkili denetimle mümkün görünüyor.