Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının beşinci faiz kararını bugün saat 14.00'te duyurdu. Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 20 seviyesinde sabit tuttu. Karar, piyasa beklentileriyle uyumlu olarak gerçekleşti.
Faiz kararının gerekçeleri
PPK, enflasyon görünümü üzerindeki belirsizliklerin devam ettiğini belirterek, sıkı para politikasının sürdürülmesine karar verdi. Kurul, küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iç talepteki canlılığın enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca, maliye politikası ile eşgüdüm içinde hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. PPK, faiz oranının mevcut seviyede tutulmasının, enflasyon beklentilerinin çıpalanmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Enflasyon ve ekonomik görünüm
Enflasyon, son dönemde yavaşlama işaretleri gösterse de, hâlâ hedefin oldukça üzerinde seyrediyor. Nisan ayı enflasyon verisi yıllık yüzde 42,2 olarak gerçekleşti. TCMB, sıkı para politikasının etkisiyle yıl sonu enflasyonunun yüzde 34'e gerilemesini bekliyor. Ancak, gıda ve enerji fiyatlarındaki oynaklık bu öngörüyü zorlaştırıyor. Ekonomistler, faiz indirimi için enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesi gerektiğini ve bu yüzden faizlerin yılın ikinci yarısına kadar sabit kalabileceğini düşünüyor.
Öte yandan, büyüme rakamları ilk çeyrekte yüzde 4,7 olarak açıklandı. İç talepteki canlılık, ithalatı artırarak cari açığın büyümesine neden oluyor. TCMB, cari açığın finansmanında dış kaynak girişlerinin önemli olduğunu ve yurtiçi tasarrufların artırılması gerektiğini belirtiyor. Bu bağlamda, faiz kararı sonrası döviz kurlarında sınırlı bir hareketlilik gözlemlendi. Dolar/TL kuru 28,50 seviyesinde işlem görürken, Euro/TL ise 31,20 seviyesinde dengelendi.
Merkez Bankası'nın faiz kararı, iş dünyası tarafından da yakından takip ediliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı, kararın istikrarı pekiştirdiğini ve yatırım ortamını olumlu etkilediğini ifade etti. Bankacılık sektörü yetkilileri, mevcut faiz seviyesinin kredi kanallarını etkilediğini ve KOBİ'lerin fonlama maliyetlerini artırdığını ancak enflasyonla mücadelede gerekli olduğunu belirtiyor. PPK, önümüzdeki dönemde veri odaklı hareket edeceğini ve her türlü yeni bilginin politika faizini etkileyebileceğini açıkladı. Bir sonraki faiz kararı, Eylül ayında yapılacak PPK toplantısında duyurulacak.
Ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürme kararlılığı, para politikasının yanı sıra yapısal reformlarla destekleniyor. Kamu maliyesinde disiplin, vergi düzenlemeleri ve verimlilik artırıcı adımlar, enflasyonla mücadelede önemli rol oynuyor. Sonuç olarak, faiz kararı, kısa vadede büyüme ile enflasyon arasında bir denge arayışını yansıtıyor. Orta vadede ise, fiyat istikrarının sağlanması ve kalıcı bir refah artışı için yapısal dönüşümün hızlandırılması gerekiyor.