Menzil cemaatinin Hollanda'nın Rotterdam kentindeki dergâh binasında, liderlik mücadelesi kira krizine dönüştü. Cemaatin kurucusu Said Elhüseyni'nin oğullarından Mübarek Elhüseyni, dergâhı kullanan diğer kardeşi Saki Elhüseyni taraftarı müritlerden geriye dönük kira borcu talep etti. Mübarek Elhüseyni, ilk olarak 1.6 milyon TL olarak açıkladığı 5 yıllık kira borcunu 3.6 milyon TL'ye yükseltti ve müritlere ödeme yapmaları için süre verdi. Bu gelişme, cemaat içindeki bölünmeyi daha da derinleştirdi.
Kira Borcu Neden Arttı?
Edinilen bilgilere göre, Mübarek Elhüseyni, Rotterdam'daki dergâh binasının kendisine ait olduğunu ve Saki Elhüseyni liderliğindeki grubun bu binayı kullandığını belirtiyor. Mübarek, ilk olarak 5 yıllık kira bedeli için 1.6 milyon TL talep etmişti. Ancak taraflar arasında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamayınca, Mübarek Elhüseyni talebini 3.6 milyon TL'ye yükseltti. Müritlere gönderilen yazılı bildirimde, ödemelerin belirli bir süre içinde yapılmaması durumunda yasal işlem başlatılacağı ifade ediliyor.
Liderlik Mücadelesi ve Hukuki Boyut
Menzil cemaati, Said Elhüseyni'nin 2020 yılında vefatının ardından oğulları arasında liderlik mücadelesine sahne oluyor. Bir grup Mübarek Elhüseyni'yi, bir grup ise Saki Elhüseyni'yi destekliyor. Rotterdam'daki dergâh, bu mücadelenin merkezlerinden biri haline geldi. Mübarek Elhüseyni'nin kira talebi, cemaat içinde hukuki bir boyut kazanırken, Avrupa'daki Türk toplumu arasında da yankı uyandırdı.
Konuyla ilgili olarak İstanbul'da yaşayan Menzil cemaati yakınlarından bir kaynak, "Mübarek Elhüseyni'nin talebi, cemaat içindeki meşruiyetini artırma çabası olarak değerlendirilebilir. Rotterdam'daki dergâh, Avrupa'daki en önemli merkezlerden biri. Bu binanın kontrolü, cemaat üzerindeki otoriteyi de güçlendiriyor" şeklinde konuştu.
Müritler Arasında Tepki
Saki Elhüseyni'ye bağlı müritler, Mübarek Elhüseyni'nin kira talebine tepki gösteriyor. Müritler, dergâhın aslında vakıf malı olduğunu ve kimsenin kişisel olarak kira talep edemeyeceğini savunuyor. Ancak Mübarek Elhüseyni'nin hukuki olarak binanın tapusunun kendi üzerinde olduğu biliniyor. Bu durum, hem cemaat içinde hem de Türk-İslam toplumunda tartışmalara neden oluyor.
Cemaatler Arası Rekabet ve Ekonomik Boyut
Bu olay, yalnızca bir kira anlaşmazlığı olarak değil, aynı zamanda cemaatler arası rekabetin ekonomik bir yansıması olarak da görülüyor. Türkiye'deki bazı cemaatler, yurt dışındaki dergâh ve vakıflar aracılığıyla önemli bir maddi güce sahip. Rotterdam'daki dergâh da bu anlamda stratejik bir öneme sahip. Mübarek Elhüseyni'nin bu yüksek kira talebi, cemaat içindeki ekonomik dengeleri de değiştirebilir.
Uzmanlar, bu tür anlaşmazlıkların cemaatlerin meşruiyetini zedeleyebileceğine dikkat çekiyor. Türkiye'deki cemaat yapılanmalarının giderek daha fazla hukuki ve mali konularla gündeme geldiğini belirten sosyolog Dr. Ayşe Yılmaz, "Menzil örneği, cemaatlerin iç dinamiklerinin ne kadar karmaşık olabildiğini gösteriyor. Liderlik mücadelesi, ekonomik çıkarlarla birleşince, cemaatin toplumsal itibarı için risk oluşturuyor" dedi.
Sonuç ve Değerlendirme
Menzil cemaatindeki bu kira krizi, yalnızca bir aile içi anlaşmazlık değil, aynı zamanda Türkiye'deki dini toplulukların modern dünyada karşılaştığı zorlukların bir yansıması. Hukuki süreçlerin ve mali taleplerin ön plana çıktığı bu tür olaylar, cemaatlerin geleceğini etkileyebilir. Mübarek Elhüseyni'nin talebinin nasıl sonuçlanacağı, hem cemaat içindeki güç dengelerini hem de Türkiye'deki dini grupların yurt dışındaki faaliyetlerini etkileyecek gibi görünüyor.