Süleymancılar topluluğunun önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2014 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Savcılığın Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) talep ettiği otopsi videosu, tam 10 yıl aradan sonra bulundu. Denizolgun'un ölümüne ilişkin şüphelerin artması üzerine yeniden açılan dosyada, otopsi kayıtlarının incelenmesi için savcılık harekete geçti.
Otopsi Videosu Nasıl Bulundu?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumu'na gönderilen yazı sonrası, 2014 yılında yapılan otopsi sırasında çekilen video kaydının arşivlerde tespit edildiği öğrenildi. Kaydın, ATK'nın dijital arşivinde unutulmuş halde bulunduğu ve bulunmasıyla birlikte dosyaya eklendiği belirtiliyor. Savcılık, video kaydını bilirkişilere inceletmeye başladı.
Denizolgun'un Ölümü ve Şüpheler
Arif Ahmet Denizolgun, 24 Ağustos 2014 tarihinde İstanbul-Bolu otoyolunda meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirmişti. Kazada, Denizolgun'un içinde bulunduğu araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrilmişti. Resmi açıklamalarda kazanın tek taraflı ve sürücü hatasından kaynaklandığı belirtilmişti. Ancak özellikle topluluk içindeki bazı gruplar, ölümün şüpheli olduğunu ve cinayet ihtimali üzerinde durulması gerektiğini uzun süre dile getirmişti.
Denizolgun'un ölümünün ardından liderlik koltuğuna geçen Süleyman Soylu'nun (dönemin İçişleri Bakanı) ismi, bazı iddialarla anılmış ancak bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştı. Başsavcılık, bu yılın başlarında dosyayı yeniden ele alarak, otopsi raporundaki bazı bulguların yetersiz olduğu gerekçesiyle detaylı inceleme başlatmıştı.
Savcılığın Talebi ve Adli Tıp'ın Yanıtı
Soruşturma kapsamında savcılık, otopsi sırasında çekilen video kaydının ve tüm görüntülerin kendilerine iletilmesini istemişti. ATK'nın 5 Haziran 2024 tarihli yazısında, kaydın dijital arşivde bulunduğu ve bir kopyasının dosyaya gönderildiği ifade edildi. Savcılık, video kaydının yanı sıra otopsiye katılan doktorların ifadelerine de başvuracağını açıkladı.
Edinilen bilgiye göre, video kaydında kaza sonrası vücuttaki yaralanmaların detayları ve otopsi sürecinin tüm aşamaları yer alıyor. Adli tıp uzmanları, kaydın yeniden değerlendirilmesiyle kaza mı yoksa ölümle sonuçlanan başka bir olay mı olduğuna dair önemli bulgulara ulaşılabileceğini düşünüyor.
Aile ve Avukatlardan Açıklama
Denizolgun'un ailesi ve avukatları, video kaydının bulunmasını memnuniyetle karşıladı. Aile avukatı Ramazan Demir, yaptığı açıklamada, "Uzun yıllardır adaletin yerini bulması için mücadele veriyoruz. Bu kaydın incelenmesiyle gerçeklerin ortaya çıkacağına inanıyoruz. Ailenin tek isteği, Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün aydınlatılmasıdır" dedi.
Ölümün Üzerinden 10 Yıl Geçti
Denizolgun'un vefatı, Süleymancılar topluluğu içinde ve Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırmıştı. Cenaze törenine dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra birçok siyasi isim katılmıştı. Topluluğun liderliğini daha sonra Süleyman Soylu devralmış, ancak Soylu'nun liderliği tartışmalarla geçmişti.
Adli Tıp Kurumu'nun otopsi videosunu 10 yıl sonra bulması, dosyanın ne kadar ağır işlediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu tür kayıtların uzun süre saklanmasının rutin olduğunu ancak bu dosyada neden bu kadar geç bulunduğunun ayrıca araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Süleymancılar topluluğu, Türkiye'deki en büyük dini gruplardan biri olarak biliniyor. Liderlik değişimi sürecinde yaşanan çalkantılar, topluluğun iç dinamiklerini de etkilemişti. Denizolgun'un ölümüyle ilgili soruşturmanın sonucu, hem aile hem de topluluk açısından büyük önem taşıyor.
Savcılığın, video kaydının incelenmesi için bilirkişi ataması yapacağı ve önümüzdeki haftalarda raporun tamamlanmasının beklendiği ifade edildi. Soruşturmanın, kazaya ilişkin yeni deliller ortaya koyması halinde dosyanın faillerin tespitine yönelebileceği de gelen bilgiler arasında.
Bu gelişme, Türkiye'de şüpheli ölümlerle ilgili süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Adalet Bakanlığı'na yakın kaynaklar, otopsi kayıtlarının titizlikle korunması gerektiğini ve bu tür ihmallerin tekrarlanmaması için dijital arşiv sistemlerinin güçlendirileceğini dile getirdi.