Toplu sözleşme görüşmeleri sonrası kamu çalışanlarına yapılan zammın düşük olduğu yönündeki eleştiriler, yetkili konfederasyon Memur-Sen ile muhalif sendikalar arasında sert bir polemik yarattı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim Gücü Sendikası Genel Başkanı Oğuz Özat'ın "memuru sattıklarını" söylemesine tepki göstererek, Özat'ın "şeref" kavramı üzerinden bir şikayette bulunduğunu duyurdu.
Hakem heyeti krizi büyüyor
Toplu sözleşme sürecinde Memur-Sen'in hakem heyetine üye vermesi, muhalif sendikalar ve memurlar arasında büyük tepki çekmişti. Özellikle Eğitim Gücü Sendikası Genel Başkanı Oğuz Özat, konuyla ilgili olarak "Memur-Sen memuru sattı" ifadelerini kullanmıştı. Bu sözlere yanıt gecikmedi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, Özat'ın bu sözlerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, "Şeref kavramı bizim için önemlidir. Bir sendikanın genel başkanının bir başka sendikanın genel başkanına yönelik bu tür ithamları yakışıksız" dedi.
Yalçın, Özat'ın sözlerini "şeref" kavramına saldırı olarak nitelendirirken, bu durumu şikayet konusu yapacaklarını da sözlerine ekledi. Memur-Sen cephesi, hakem heyetine üye verme kararının mevzuata uygun olduğunu ve bu kararın memurların menfaatine olduğunu savunuyor.
Memur-Sen'e yönelik eleştiriler artıyor
Toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda kamu çalışanlarına verilen zam oranının düşük olduğu yönündeki eleştiriler sürerken, Memur-Sen'in bu süreçteki tutumu da sorgulanmaya başlandı. Muhalif sendikalar, Memur-Sen'in hükümetle yakın ilişkiler kurduğunu ve bu nedenle memurların haklarını tam anlamıyla savunamadığını iddia ediyor.
Öte yandan, Oğuz Özat'ın "memuru sattılar" ifadesi, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok memur, Özat'ın söylemlerine destek verirken, Memur-Sen'in ise bu tür eleştirilere karşı sert bir tavır aldığı görülüyor.
Memur-Sen'in hakem heyetine üye vermesi, toplu sözleşme sürecinde bir ilk değil. Ancak bu yıl, zam oranının beklentilerin oldukça altında kalması, tartışmaları alevlendirdi. Kamu çalışanları, enflasyon karşısında eriyen maaşları için daha yüksek bir zam talep ederken, Memur-Sen'in bu talepleri yeterince dile getirmediği eleştirisi yapılıyor.
Uzmanlar, toplu sözleşme sisteminin işleyişiyle ilgili olarak memurların taleplerini yansıtacak daha katılımcı bir modelin oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Mevcut sistemde yetkili konfederasyonun tüm kamu çalışanlarını temsil etmesi, zaman zaman bu tür tartışmalara yol açabiliyor.
Memur-Sen ve diğer sendikalar arasındaki bu polemik, kamu çalışanlarının gözünde güven bunalımına neden olabilir. Zira 2024 yılı için yapılan enflasyon tahminleri ve memurların satın alma gücündeki düşüş, önümüzdeki dönemde daha büyük tartışmaları beraberinde getirebilir.
Bu bağlamda, Memur-Sen'in 'şeref' şikayeti, aslında toplu sözleşme sürecinde yaşanan kırılmayı gözler önüne seriyor. Memurlar, taleplerinin karşılanmadığı bir ortamda, sendikalar arası çekişmelerin kendilerine bir fayda sağlamadığını düşünüyor.