İsrail basını, ABD'nin İran muhalifi ve Iraklı Kürt grupları Tahran yönetimine karşı silahlandırmayı planladığını, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump'ı ikna ederek bu planı durdurduğunu öne sürdü. İddiaya göre Beyaz Saray'daki bazı yetkililer planı Türkiye'ye sızdırdı, Erdoğan da Trump'la yaptığı görüşmede planın bölgede istikrarsızlık yaratacağını savundu.
Planın detayları ve sızıntı
Haberde, ABD'nin İran'daki Kürt grupları silahlandırmak için gizli bir program yürüttüğü, ancak programın Beyaz Saray içinden Türkiye'ye sızdırıldığı belirtildi. Sızıntının ardından Erdoğan'ın Trump'a ulaştığı ve planın iptal edilmesi için yoğun diplomasi yürüttüğü iddia edildi. İsrail basını, bu gelişmenin ABD-İsrail ilişkilerinde de gerginliğe yol açtığını yazdı. İsrail'in İran'a karşı daha sert bir tutum izlenmesini istediği, ancak Erdoğan'ın müdahalesinin planı akamete uğrattığı kaydedildi.
Türkiye'nin pozisyonu
Ankara, bölgede Kürt grupların silahlandırılmasına karşı çıkarken, bu tür adımların terör örgütlerini güçlendirebileceği ve bölgesel istikrarı bozabileceği uyarısını yapıyor. Türkiye, İran'la sınırdaş konumu ve güvenlik kaygıları nedeniyle İran'daki Kürt grupların faaliyetlerini yakından takip ediyor. Erdoğan'ın Trump'la yaptığı görüşmede, PKK'nın Suriye kolu YPG'ye verilen desteğin yarattığı tecrübeye atıfta bulunarak benzer bir hatanın İran'da tekrarlanmaması gerektiğini vurguladığı iddia edildi.
Beyaz Saray'dan ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı'ndan konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak İsrail basınındaki iddialar, ABD'nin İran'a yönelik politikasında Türkiye'nin etkisini bir kez daha gündeme getirdi. Analistler, bu gelişmenin ABD-İsrail ilişkilerinde de yeni bir kırılma noktası olabileceği yorumunu yapıyor.
Son olarak, sızıntının kaynağına ilişkin soru işaretleri sürerken, bazı çevreler Beyaz Saray'daki Türkiye yanlısı kanadın bu hamlesinin, Washington-Ankara hattındaki gerginliği azaltmaya yönelik olduğunu savunuyor. Bağımsız değerlendirmelere göre, bölgesel güç dengelerinde kritik bir dönemeç olan bu iddia, Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolünün önemini bir kez daha ortaya koyuyor.