Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın resen soruşturma başlattığı eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, gündem yaratan Almanya vatandaşlığı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gökçek, oğlu ve torunlarının yurt dışında şirket kurarak Almanya vatandaşlığı talep ettiğini doğrularken, geçmişte Almanya'ya yönelik eleştirileriyle bilinen bir isim olması dikkat çekti.
Gökçek'ten Çarpıcı Açıklamalar
Melih Gökçek, yaptığı yazılı açıklamada, oğlu ve torunlarının Almanya'da şirket kurduğunu ve bu şirket aracılığıyla vatandaşlık başvurusunda bulunduklarını kabul etti. Gökçek, "Oğlum ve torunlarım Almanya'da yasal bir şirket kurdular. Bu, orada iş yapmak ve ikamet hakkı kazanmak için gereken bir prosedür. Vatandaşlık başvurusu ise şirketin faaliyetlerine bağlı olarak ilerleyen bir süreç. Benim bu konuda bilgim var ve bunu saklamıyorum" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Gökçek'in, geçmişte Almanya'yı sert sözlerle eleştirdiği biliniyor. Özellikle 2017 yılında Almanya'nın Türkiye'ye yönelik politikalarına tepki gösteren Gökçek, sosyal medya paylaşımlarında "Almanya, tarih boyunca Türkiye'ye karşı dostane davranmamıştır" gibi ifadelere yer vermişti. Bu çelişki, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Soruşturma ve Hukuki Süreç
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Melih Gökçek hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlamalarıyla resen soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında Gökçek'in, belediye başkanlığı döneminde yaptığı bazı harcamalar ve aldığı kararlar da mercek altına alınacak. Gökçek, ifadesinin alınmasının ardından basın mensuplarına kısa bir değerlendirme yaparak, "Benim üzerimden siyasi bir linç gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Hukuki süreçte savunmamı yapacağım" dedi.
Almanya Vatandaşlığı İddialarının Ayrıntıları
İddialara göre, Gökçek'in oğlu ve iki torunu, Almanya'nın Hamburg kentinde bir şirket kurdu. Şirketin adı ve faaliyet alanı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Ancak Gökçek, ailesinin bu hamlesini "çocukların geleceği için rasyonel bir yatırım kararı" olarak nitelendirdi. Almanya vatandaşlığı için gerekli şartlar arasında, 8 yıl ikamet, dil yeterliliği ve ekonomik bağımsızlık gibi kriterler bulunuyor. Şirket kurarak kendi işini kuran yabancılar, bazı durumlarda serbest meslek sahibi olarak vatandaşlık başvurusunda bulunabiliyor.
Gökçek'in oğlunun ve torunlarının Almanya'da yaşamayı planladığı, bu nedenle vatandaşlık başvurusu yaptığı öne sürülüyor. Ancak bu bilgiler resmi makamlarca doğrulanmadı. Konuya ilişkin Alman makamlarının da süreci değerlendirdiği belirtiliyor.
Kamuoyunda Tepkiler
Gökçek'in açıklamaları, sosyal medyada ve siyasi partilerden sert tepkiler aldı. Özellikle, Almanya karşıtı söylemleriyle tanınan Gökçek'in ailesinin Almanya'ya yerleşmesi ikiyüzlülük olarak yorumlandı. CHP Ankara Milletvekili bir isim, "Dün Almanya'yı eleştiren, bugün çocuklarını oraya gönderiyor. Bu milleti kandırmaktır" ifadelerini kullandı. MHP'den ise, "Herkesin vatandaşlık hakkına saygı duyarız ama bu, değerlerimizle çelişen bir durumdur" açıklaması geldi.
Melih Gökçek ise eleştirilere "Benim devletime, milletime sadakatim tartışılamaz. Oğlumun ve torunlarımın kendi hayatlarını kurma tercihlerine saygı duymak gerekir. Almanya'da yaşamak, Türkiye düşmanlığı anlamına gelmez" şeklinde yanıt verdi.
Bağımsız Değerlendirme
Melih Gökçek'in yaşadığı bu durum, siyasi söylemler ile özel hayat arasındaki çelişkinin tipik bir örneği olarak görülüyor. Siyasilerin sert söylemleri, kendi aile bireylerinin uluslararası hareketliliğiyle sınandığında, kamuoyunun gözünde inandırıcılık yitirebiliyor. Türkiye'den yurt dışına beyin göçü tartışmalarının yaşandığı bir dönemde, Gökçek'in çocuklarının Almanya'yı tercih etmesi, sadece bireysel bir karar olmanın ötesinde toplumsal bir anlam da içeriyor. Bu durum, siyasilerin göç politikalarını şekillendirirken daha özenli olmaları gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.