Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in, oğlu ve gelininin Almanya'da kurduğu bir şirkete Türkiye'den milyonlarca euroluk para transferi yapıldığı belgelerle kanıtlanırken, Gökçek ailesinin yurt dışındaki gayrimenkul varlıklarına ilişkin tapu kayıtları da ilk kez gün yüzüne çıktı. Bu gelişme, uzun süredir hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan Gökçek'in gizlediği mal varlığının boyutlarını gözler önüne seriyor.
Almanya'daki Şirkete Aktarılan Paralar
İddialara göre, Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini, Almanya'nın Münih kentinde 'GC Property GmbH' adlı bir gayrimenkul şirketi kurdu. Şirketin kuruluş tarihi ve faaliyet alanı, Türkiye'den yapılan para transferleriyle dikkat çekiyor. Resmi belgelere yansıyan kayıtlara göre, 2015-2018 yılları arasında Ankara merkezli bazı şirketlerden bu Almanya merkezli şirkete yaklaşık 15 milyon euro aktarıldı. Transferlerin, Gökçek'in görevde olduğu dönemle çakışması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Tapu Kayıtlarındaki Sürpriz Detaylar
Münih Tapu Sicil Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, söz konusu şirket, Almanya'nın gözde şehirlerinden Münih ve Frankfurt'ta toplam 7 adet gayrimenkul satın aldı. Bu gayrimenkuller arasında lüks konutlar, ticari ofisler ve bir alışveriş merkezi bulunuyor. Tapu kayıtlarında, gayrimenkullerin devri sırasında kullanılan satış bedellerinin, piyasa değerinin oldukça altında gösterildiği tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun olası bir kara para aklama göstergesi olabileceğini belirtiyor.
Tapular Kimin Üzerine?
Tapu kayıtlarına göre, gayrimenkullerin tamamı 'GC Property GmbH' şirketi üzerine kayıtlı. Şirketin hissedarları ise yüzde 60 hisse ile Ahmet Gökçek ve yüzde 40 hisse ile eşi Ayşe Gökçek olarak görünüyor. Şirketin tek yetkilisi olarak ise Ahmet Gökçek'in avukatı gösteriliyor. İlginç bir detay ise, Melih Gökçek'in isminin hiçbir resmi belgede geçmemesi. Ancak savcılık soruşturması kapsamında, Gökçek ile oğlu arasındaki mali ilişkilerin araştırıldığı öğrenildi.
Soruşturma ve Siyasi Boyut
Bu iddialar, siyasi kulislerde de hareketlilik yarattı. Ana muhalefet partisi yetkilileri, Melih Gökçek'in bir an önce yargı önüne çıkarılması gerektiğini savunuyor. Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, "Bir dönem başkenti yöneten bir ismin, yurt dışına bu şekilde para kaçırdığının belgelenmesi, aynı zamanda bir devlet güvenliği meselesidir. Türkiye'de kazanılan paranın Almanya'daki şirketlere aktarılması, bu paranın kaynağının sorgulanmasını gerektirir." dedi. AKP cephesinde ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Melih Gökçek'in, 2017 yılında istifa etmeden önce hedef gösterilen isimlerden biri olduğu biliniyor.
Belgeler Nasıl Ortaya Çıktı?
Ortaya çıkan belgelerin, uluslararası bir gazetecilik ağı olan Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) tarafından yürütülen bir proje kapsamında sızdırıldığı iddia ediliyor. Söz konusu belgeler, Almanya'daki ticaret sicil kayıtları, banka hesap hareketleri ve tapu senetlerinden oluşuyor. Türkiye'deki bazı muhalif haber siteleri de bu belgeleri yayımlayarak konuyu gündeme taşıdı. Ancak Melih Gökçek, daha önce yaptığı açıklamalarda, "Benim yurt dışında hiçbir mal varlığım yok. İftira atıyorlar." diyerek suçlamaları reddetmişti.
Uzman Görüşü ve Hukuki Süreç
Konuyu değerlendiren hukukçular, yurt dışına para transferinin tek başına suç teşkil etmediğini, ancak kaynağının belgelenememesi durumunda kara para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlarının gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Savcılık, şimdiye kadar Melih Gökçek hakkında herhangi bir soruşturma başlatmamış olsa da, kamuoyunda oluşan baskı nedeniyle harekete geçmesi bekleniyor. Eski belediye başkanının, ayrıca 2011 yılında "Büyükşehir Belediyesi'nin şirketleri aracılığıyla usulsüz para transferi yaptığı" iddialarıyla da gündeme geldiği hatırlatılıyor.
Bu son gelişmelerle birlikte, Melih Gökçek'in siyasi kariyerinin gölgesinde kalan mali işlemleri, bir kez daha Türkiye'nin gündemine oturmuş durumda. Yurt dışındaki mal varlığının boyutunun ortaya çıkması, şeffaflık ve hesap verebilirlik konularındaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Bir dönemin en güçlü belediye başkanlarından birinin, milyonlarca euroluk varlığını nasıl edindiği sorusu, Türk kamuoyunun zihninde yanıt beklemeye devam ediyor.