Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma, AKP kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Parti içindeki kaynaklardan sızan bilgilere göre, Gökçek'in geçmiş dönem belediyecilik faaliyetlerine ilişkin iddialar, üst düzey parti yönetiminde rahatsızlık yaratmış durumda. Edinilen bilgilere göre, bazı etkili isimlerin Gökçek'i "gözden çıkardığı" ve bu sürecin parti içinde ciddi bir güç mücadelesine dönüştüğü öne sürülüyor.
Soruşturmanın boyutları ve kulis bilgileri
Melih Gökçek'in 1994-2017 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemdeki bazı ihale ve imar kararlarıyla ilgili olarak başlatılan soruşturmanın, özellikle son haftalarda hız kazandığı bildiriliyor. Soruşturma kapsamında, aralarında eski belediye bürokratlarının da bulunduğu çok sayıda kişinin ifadesine başvurulduğu, bazı şirketlerin kayıtlarına el konulduğu öğrenildi. AKP kulislerinde konuşulanlara göre, Gökçek'in bu süreçte yalnız bırakılması, parti içindeki "yenilikçi" kanadın eski isimlere karşı tasfiyesinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Kulislerde dikkat çeken bir diğer iddia ise, Gökçek'in son dönemde partinin genel merkeziyle yaşadığı görüş ayrılıklarının derinleştiği yönünde. Özellikle 2017 yılında istifa etmek zorunda kalmasının ardından tamamen pasifize edilen Gökçek'in, zaman zaman sosyal medya paylaşımları ve özel sohbetlerde hükümet politikalarına yönelik eleştirilerinin, parti üst yönetimini rahatsız ettiği belirtiliyor. Bu durumun, Gökçek'in soruşturma sürecinde "yalnız bırakılmasına" zemin hazırladığı ifade ediliyor.
Parti içindeki güç dengeleri ve olası senaryolar
Melih Gökçek, Ankara siyasetinde uzun yıllar etkili olmuş, özellikle alt yapı projeleri ve kentsel dönüşüm uygulamalarıyla öne çıkmıştı. Ancak görev süresi boyunca yolsuzluk iddiaları ve otoriter yönetim tarzı nedeniyle sık sık eleştirilmişti. 2017'deki istifa sürecinde yaşananlar, partinin o dönemki genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla gerçekleşmiş ve Gökçek'e "bay bay Melih" kampanyasıyla veda edilmişti. Şimdi ise eski başkanın yargı önüne çıkması, Ankara'daki siyasi dengeleri yeniden değiştirebilir.
AKP kulislerinde konuşulan bir başka senaryo ise, Gökçek'in soruşturmasının, partinin yerel seçimler öncesinde elini güçlendirmek amacıyla kullanılabileceği yönünde. Bazı parti yöneticilerinin, Gökçek gibi tartışmalı bir figürden kurtulmanın, seçmen nezdinde partinin "temiz siyaset" imajına katkı sağlayacağını düşündüğü ifade ediliyor. Bu yaklaşımın, Gökçek ekibine yakın isimlerde ciddi hayal kırıklığı yarattığı ve Ankara teşkilatında huzursuzluğun arttığı belirtiliyor.
Soruşturma kapsamında Melih Gökçek'in avukatlığını üstlenen isimlerden edinilen bilgiye göre, müvekkilleri hakkındaki suçlamaları reddediyor ve sürecin siyasi bir komplo olduğunu savunuyor. Avukatlar, iddianın hazırlanması aşamasında olduğunu ve önümüzdeki günlerde Gökçek'in ifadesinin alınacağını, mahkeme sürecinde tüm suçlamalara karşı hukuki mücadele vereceklerini açıkladı.
Bu gelişmeler yaşanırken, gözler bir anda Ankara kulislerine çevrilmiş durumda. Eski belediye başkanının yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağı, aynı zamanda AKP içindeki muhafazakar kanadın ve eski belediye başkanlarının geleceği açısından da önemli bir gösterge olacak. Siyasi gözlemciler, Gökçek'in dosyasının, parti içindeki hesaplaşmaların bir parçası olarak görüldüğünü ve bu sürecin yalnızca bir adalet meselesi değil, aynı zamanda bir iktidar mücadelesi olarak okunması gerektiğini vurguluyor.
Ankara'da yaşanan bu gelişmeler, yaklaşan yerel seçimler öncesinde AKP'nin elini güçlendirme stratejisi olarak da yorumlanıyor. Zira Gökçek, Ankara'da halen belirli bir tabana sahip ve bu tabanın oyları, seçim sonuçlarını etkileyecek düzeyde. Partinin, Gökçek'i gözden çıkarması, bu tabanın tepkisini çekerek oy kaybına neden olabilir. Bu nedenle, parti yönetiminin süreci dikkatli bir şekilde yönetmesi bekleniyor.