Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Almanya‘ya yönelik geçmişte yaptığı sert eleştirilerle bilinirken, oğlu Ahmet Gökçek’in Almanya’da şirket kurduğu iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gökçek’in, Almanya’yı hedef alan açıklamaları ile oğlunun bu ülkedeki ticari faaliyetleri arasındaki çelişki, siyasi kulislerde tartışma yarattı. Konu, sosyal medyada da kısa sürede gündem oldu.
Almanya’ya Yönelik Eleştirileri Hatırlatıldı
Melih Gökçek, özellikle son yıllarda Almanya’yı, Türkiye’ye yönelik tutumu nedeniyle sık sık hedef almıştı. Geçmişte yaptığı açıklamalarda Almanya’yı “Türkiye düşmanı” olmakla suçlamış, ülkenin sığınmacı politikalarını ve Türk vatandaşlarına yönelik yaklaşımını sert bir dille eleştirmişti. Gökçek’in, Almanya’nın bazı bakanlarını hedef alan sözleri ve “Almanya’da yaşayan Türklere yapılan muameleyi” kınaması, hafızalarda hâlâ tazeliğini koruyor.
Öte yandan, Ahmet Gökçek’in Almanya’nın kuzeyinde bir şehirde inşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren bir şirket kurduğu iddia ediliyor. Şirketin, özellikle Türk yatırımcılara yönelik projeler geliştirdiği ve bölgede tanınan bir firma hâline geldiği öne sürülüyor. Bu iddialar, Melih Gökçek’in Almanya karşıtı söylemleriyle kıyaslandığında, “çifte standart” eleştirilerini beraberinde getirdi.
Oğlunun Şirketi ve Siyasi Kariyeri
Ahmet Gökçek, babası Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de kamuoyunun gündemine gelmişti. 2014 yerel seçimlerinde AK Parti’den Ankara’nın Keçiören ilçesi belediye başkan adayı olmuş, ancak seçimi kazanamamıştı. Daha sonra aktif siyasetten uzaklaşan Ahmet Gökçek’in, iş dünyasına yöneldiği ve Almanya’da ticari faaliyetlere başladığı belirtiliyor.
Almanya’nın ekonomik gücü ve yatırım ortamı, birçok Türk iş insanı gibi Ahmet Gökçek’in de dikkatini çekmiş olabilir. Ancak asıl tartışma, Melih Gökçek’in, Almanya’yı ‘düşman’ olarak nitelendiren söylemlerine rağmen ailesinden birinin bu ülkede yatırım yapmasının yarattığı çelişki üzerinde yoğunlaşıyor.
Melih Gökçek, daha önceki açıklamalarında Almanya Başbakanı Angela Merkel’i ve hükümetini sert bir dille eleştirmiş, hatta “Almanya, Türkiye’ye karşı gizli bir savaş yürütüyor” ifadelerini kullanmıştı. Bu söylemler, muhafazakâr tabanda da karşılık bulmuştu. Şimdi ise oğlunun Almanya’da şirket kurması, bu söylemlerin samimiyeti konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
Çelişki Neden Tartışılıyor?
Siyasi gözlemciler, bir siyasetçinin söylemleri ile ailesinin ticari faaliyetleri arasındaki uyumun, kamusal açıdan hassas bir konu olduğuna dikkat çekiyor. Melih Gökçek’in, Almanya’yı hedef alan açıklamaları, aynı zamanda iktidarın resmî görüşüyle de örtüşüyor. Türkiye ile Almanya arasında zaman zaman yaşanan gerilimler, Gökçek’in bu söylemlerini güçlendirmişti.
Ancak bu durum, kişisel ticari ilişkilerin, siyasi söylemlerden bağımsız olarak yürütülebileceği gerçeğini gölgede bırakmıyor. Ahmet Gökçek’in Türkiye’de de ticari faaliyetleri olduğu biliniyor; Almanya’daki şirketin ise aile şirketlerinin uluslararası açılımı kapsamında kurulmuş olabileceği ifade ediliyor.
Kamuoyunda, bir kamu görevlisinin ailesinin, o ülkenin düşman ilan edildiği bir ortamda ticaret yapmasının etik açıdan sorgulanması gerektiği yorumları yapılıyor. Ancak hukukî açıdan, Ahmet Gökçek’in bir özel kişi olarak yatırım yapmasının önünde bir engel bulunmuyor.
Siyasetin Gündeminden Düşmüyor
Melih Gökçek, siyasi kariyeri boyunca sert ve çıkışlarıyla tanınan bir isim oldu. 1994-2017 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Gökçek, özellikle sosyal medya kullanımı ve polemikleriyle gündem oluşturmayı başardı. Almanya konusunda da birçok kez tartışma yaratan Gökçek, bu tutumunu “Vatanseverlik” olarak nitelendiriyor.
Bu son gelişme, Gökçek’in “Almanya düşmanlığı” söyleminin, aile içinde bile karşılık bulmadığını mı gösteriyor? Bazı yorumcular, bu durumun Gökçek’in siyasi popülizmini gözler önüne serdiğini savunuyor. Diğer yandan, Gökçek ailesi, bu iddialara henüz bir yanıt vermiş değil.
Olayın sosyal medyada hızla yayılması, ana muhalefet partisi CHP’li bazı isimlerin de tepkisini çekti. CHP Sözcüsü, “Bir ülkeyi düşman ilan edip, o ülkede ticaret yapmak, siyasi etikle bağdaşmaz” dedi. AK Parti cephesinde ise olaya ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı. Melih Gökçek’in uzun süredir aktif siyasette yer almamasına rağmen, söylemleri ve ailesinin iş ilişkileri, siyasi tartışmaların odağı olmaya devam ediyor.
Bağımsız Değerlendirme
Bu olay, siyasetçilerin kamuoyu önünde yaptığı açıklamalar ile özel hayattaki tercihleri arasındaki çelişkinin ne kadar kırılgan bir zeminde olduğunu bir kez daha gösterdi. Bir siyasetçinin, bir ülkeyi sert bir dille eleştirmesi ile ailesinin o ülkede iş yapması, “iş ahlakı” tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Öte yandan, bu durumun siyasi bir linç mi yoksa meşru bir sorgulama mı olduğu, kamuoyunun takdirinde. Melih Gökçek’in geçmişteki söylemlerinin yoğunluğu, bu kez savunmasını zorlaştırıyor gibi görünüyor. Ailesinin ticari faaliyetleri hakkında şeffaf bir açıklama yapması, hem kamuoyundaki soru işaretlerini gidermek hem de güvenilirliği açısından önem taşıyor.