Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Mehmet Akif Ersoy, 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Ersoy, mahkemeye sunduğu tahliye talebinde, "Evden dışarı çıkmam" ifadesini kullanarak, kaçma şüphesi bulunmadığını ve delil karartma riski olmadığını savundu. İstanbul'da görülen davanın duruşmasında savcılık, Ersoy'un "örgüt kurmak, yönetmek" ve "uyuşturucu ticareti yapmak" suçlamalarıyla yargılanmasını talep ediyor.
İddianamenin ayrıntıları
İddianameye göre, Ersoy'un gazetecilik faaliyetleri sırasında çeşitli kişilerle yaptığı görüşmeler ve finansal hareketleri delil olarak gösteriliyor. Savcı, bu görüşmelerin suç örgütüyle bağlantılı olduğunu öne sürerken, Ersoy'un avukatları bunların mesleki faaliyet kapsamında olduğunu belirtiyor. Dava dosyasında, Ersoy hakkında 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası isteniyor. Bu ceza miktarı, Türkiye'de bir gazeteci için istenen en yüksek cezalardan biri olarak kayıtlara geçti.
Ersoy, duruşmada yaptığı savunmada, suçlamaları reddederek, "Ben gazeteciyim, haber peşinde koşan biriyim. Bu görüşmeler mesleğim gereğiydi. Örgütle hiçbir ilgim yok" dedi. Tahliye talebini ise, "Evden dışarı çıkmam, kaçma şüphem yok, delil karartma imkanım da yok" sözleriyle gerekçelendirdi. Mahkeme, tahliye talebini değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.
Gazetecilik camiasından destek mesajları
Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluğu, gazetecilik örgütleri ve insan hakları savunucuları tarafından protesto edilmişti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, davanın "gazetecilik faaliyetlerini cezalandırma amacı taşıdığını" savunarak, Ersoy'un bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. Uluslararası basın kuruluşları da davayı yakından takip ediyor. Avrupa Gazeteciler Federasyonu, yaptığı açıklamada, "Ersoy'un tutukluluğu, basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdittir" ifadelerini kullandı.
Ersoy, tutukluluğunun ilk gününden itibaren suçlamaları reddediyor ve yargı sürecinin siyasi olduğunu iddia ediyor. Avukatları, müvekkillerinin sağlık durumunun kötüleştiğini belirterek, tahliye talebini acil hale getirdi. Mahkeme, savcılığın görüşünü aldıktan sonra kararını verecek.
Davanın arka planı ve yasal süreç
Mehmet Akif Ersoy, 2023 yılında başlatılan bir uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Soruşturma, Ersoy'un bazı iş insanları ve siyasetçilerle yaptığı görüşmelere dayandırılıyor. İddianamede, Ersoy'un "suç örgütü kurmak, yönetmek" ve "uyuşturucu ticareti yapmak" suçlamalarıyla yargılanması isteniyor. Ersoy, bu suçlamaları "iftira" olarak nitelendiriyor.
Türkiye'de son yıllarda gazetecilere yönelik davaların arttığı gözlemleniyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2024 raporuna göre, Türkiye basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 165. sırada yer alıyor. Ersoy davası, bu endeksin somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Dava, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmış durumda.
Mahkeme, tahliye talebine ilişkin kararını önümüzdeki günlerde açıklayacak. Ersoy'un avukatları, kararın olumlu çıkması halinde müvekkillerinin ev hapsi veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılabileceğini belirtiyor. Ancak savcılık, Ersoy'un kaçma şüphesi bulunduğunu öne sürerek tahliyeye karşı çıkıyor.
Bu dava, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ersoy'un tahliye talebinin reddedilmesi halinde, tutukluluk süresinin uzaması ve davanın seyrinin değişmesi bekleniyor. Gazeteci örgütleri, süreci yakından izlemeye devam edeceklerini açıkladı.